Home Medya Hayrettin Karaman: Ben yolsuzluk hırsızlık değildir diyerek yolsuzluğa ve rüşvete fetva vermedim
Hayrettin Karaman: Ben yolsuzluk hırsızlık değildir diyerek yolsuzluğa ve rüşvete fetva vermedim

Hayrettin Karaman: Ben yolsuzluk hırsızlık değildir diyerek yolsuzluğa ve rüşvete fetva vermedim

0
0

Başörtülü kadınların sigara içmelerinin edebe aykırı hareket olduğunu söylediği yazısı nedeniyle eleştirilerin odağı haline gelen Yeni şafak yazarı Hayrettin Karaman, “Benim muhataplarım bizden olanlardır ve inancımıza göre onlara nasihat etme hakkım vardır” dedi.

Daha önce kendisi hakkında yapılan eleştirileri de hatırlatan Karaman, www.hayreddinkaraman.net adlı internet sitesini referans göstererek, “Ben yolsuzluk hırsızlık değildir diyerek yolsuzluğa ve rüşvete fetva vermişim. Yine aynı siteye girin, “yolsuzluk” yazın, “rüşvet” yazın bu iki konudaki düşüncemin doğrusunu öğrenin. Bu konudaki bir yazımı Cuma günü bir daha yayınlayacağım” diye yazdı.

“Yolsuzluk hırsızlık değildir”

Hayrettin Karaman 21 Aralık 2014 tarihindeki köşesinde yolsuzluk ve hırsızlık ilişkisine dair şu ifadeleri kullanmıştı:

“Şu halde yolsuzluk da ayıp, günah ve suç olduğu halde tarifi ve hükmü bakımından hırsızlık değildir, hukuki sonuçları ve cezası farklıdır.

Siyasetçiler birbirine, aslında öyle olmadıkları halde “hırsız, hain, şerefsiz vb.” diyorlar, keşke demeseler; ama ağzından çıkan her sözün hesabını vereceğine iman eden dindarlar ancak, hüküm giymiş hırsıza hırsız ve hüküm giymiş yolsuza yolsuz demek durumundadırlar. Aksi halde yalan söylemiş ve iftira etmiş olurlar.”

Hayrettin Karaman’ın bugünkü yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Ben bir yazı yazdım, başlığı “Başörtülü Sigara” idi. Sağa sola çektiler, asıl konuyu atlayıp kasten çektikleri mana üzerinden bana hakaretler ettiler, “yuh” diyen örtülü bir bayan yazar bile çıktı. Ben ikinci bir yazı daha yazarak maksadımı daha açık hale getirdim, saptıranlar yüzünden (onlara inanıp) üzülenlerden de helallik diledim. Hücum cephesinden çıt yok; hiç olmazsa “bizden olanlar”dan beklediğim gönül alma, helalleşme, özür gibi davranışlar da zuhur etmedi.

Ben kimseyi kendi inancıma zorlamıyorum, benim değerlerimden kopmuş kimselerin ahlak ve edepleri de kendilerini ilgilendirir. Benim muhataplarım bir ölçüde “bizden” olanlardır ve inancımıza göre onlara nasihat hakkım vardır ve şunu demek istemişimdir: Bizim edebimize uymayan davranışlar kötü sonuçlar veriyor, bunları bırakalım; ya dışımız ve davranışımız da içimiz gibi (bize ait, bize yakışan) olsun, ya da dışımız da içimize benzesin; altı kaval, üstü şişhane olmasın..

Ahlak ve iffet kelimesini hiç kullanmadım, bunu ilave eden siyasi-yazar kişiyi kınıyorum.

Saptırmalarının inandırıcı olamayacağından korkanlar konu üzerinde duracak ve benim düşüncemi yanlışlayacak yerde geçmişte tekrarlanan ve benim de defalarca yazarak, hatta kitap yayınlayarak reddettiğim yalanları, iftiraları, ithamları tekrarlamak yoluna gittiler.

Ne olmuş?

“Ben iyi ahlaklı Yahudiler ve Hristiyanlar cennete girerler” demişim.

Yalan, iftira; doğrusunu öğrenmek için İZ Yayıncılık’tan çıkan “Diyalog ve Necat Tartışmaları” kitabıma bakın.

Faize fetva vermişim.

Yalan, iftira, www.hayreddinkaraman.net adresli siteme girin, arama kutusuna “faiz” yazın ve okuyun, bakalım ben faize fetva mı vermişim yoksa yüzlerce yazıda faizin haram olduğunu yazmış ve faizsiz finansı mı savunmuşum.

Ben yolsuzluk hırsızlık değildir diyerek yolsuzluğa ve rüşvete fetva vermişim.

Yine aynı siteye girin, “yolsuzluk” yazın, “rüşvet” yazın bu iki konudaki düşüncemin doğrusunu öğrenin. Bu konudaki bir yazımı Cuma günü bir daha yayınlayacağım.

Başka iftira ve ithamları da daha önceki yazılarımda cevaplandırmış bulunuyorum.

Yalan söyleyen, iftira eden ahlaksızdır ve günahkârdır, ama araştırmadan, soruşturmadan, mazlum ve mağdura sormadan bunlara inanan ve yayan insanlar da sorumludurlar.

Powered by themekiller.com