Home Haber HSYK, 2 bin 847 hakim ve savcıyı ihraç etme gerekçesini açıkladı
HSYK, 2 bin 847 hakim ve savcıyı ihraç etme gerekçesini açıkladı

HSYK, 2 bin 847 hakim ve savcıyı ihraç etme gerekçesini açıkladı

0
0

HSYK’nın 2 bin 847 hakim ve savcıyı meslekten atma kararının gerekçesi açıklandı. Bu hakim ve savcıların “yargıdaki cemaat cuntası” oldukları belirtildi. Gerekçeli kararda, bu hakim ve savcıların iş görme yöntemleri ayrıntılı olarak anlatılarak, Askeri Casusluk, Şemdinli, Balyoz ve Ergenekon örnekleri sayıldı. Gülen’in talimatlarının kutsal sayıldığı anlatılan gerekçede, bir örneğe de değinilerek, “18’inci Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi İlhan Karagöz’ün karar kisvesi altında yazdıkları, yargı adına utanç verici” denildi.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulunun, 2 bin 847 hakim ve savcının meslekten ihracına ilişkin kararının gerekçesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Örgütün kuruluşu, yapılanması ve yargıdaki faaliyetlere yer verilen kararda, HSYK’ya intikal eden soruşturma dosyaları özetlendi.

“Dini duyguları istismar etmek suretiyle güvenini kazandığı insanları yıllarca kendi kirli planları doğrultusunda kullanan terör örgütünün gerçek yüzünün anlaşılarak devletin bu yapıyla etkin mücadeleye başlaması sonrasında” ifadesi kullanılan gerekçeli kararda, örgütün kadrolarını korumakta zorlandığı, “mağdur edebiyatı’ stratejisine” başvurduğu, sonuç alamayınca da darbeye kalkıştığı anlatıldı.

Gerekçeli kararda darbe girişiminin önlenmesiyle ilgili de “Canları pahasına sokağa dökülen halkın, mermi sağanağına, üzerlerine sürülen tank ve askeri araçlara, jetlerden atılan atılan bombalar ile helikopterlerden açılan ateşe göğsünü siper ederek, Türk Kurtuluş Savaşı’nda emsali görülebilmiş bir mücadeleyle, rejime kasteden saldırıyı püskürtmeleri” ifadeleri yer aldı.

Kararın girişinde, “İhanet çetesi mensuplarının hukuk dışı iş ve eylemlerine son vermek adına bazı tedbirler alınması zorunlu hale gelmiştir” denildi. HSYK’nın gerekçesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı FETÖ/PDY soruşturması hatırlatılarak, bu kapsamda 2 bin 146 hakim ve cumhuriyet savcısının tutuklu bulunduğu, haklarında yakalama emri düzenlenen 190 kişi hakkında yakalama kararı bulunduğu, 539 kişinin adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldığı belirtildi. Gerekçede hakim ve savcılar hakkında HSYK Genel Kurulunun, 667 sayılı KHK’nın 3’üncü maddesi uyarınca değerlendirmede bulunarak, FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatlarının olduğunun sabit görüldüğü ihraçlarına oy birliğiyle karar verildiği anlatıldı.

İhraç edilme gerekçeleri

İhraç edilen hakim ve savcıların meslekten ihraç edilme gerekçeleri de madde başlıklarıyla şöyle:

– FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisak düzeyinde de olsa bağlantıları tespit edildi.
– Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hali mevcut.
– MGK’nın devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verdiği yapıyla iltisak veya irtibatlılar.
– Mesleğe kabulleri ile başlayan, eğitim merkezi ve Türkiye Adalet Akademisindeki faaliyetleri.
– Hizmet içi eğitim ve yabancı dil eğitimlerine katılımlarına, yurt dışına gönderilmelerine, özel yetkili savcılıklara veya mahkemelere yahut idari görevlere atanmalarına ilişkin bilgiler.
– Bu görevlendirmelerde özel yetkili mahkemelere hakim veya unvanlı olarak atanmalarını silah olarak kullanmaları.
– Teftiş Kurulu Başkanlığına, başkan, başkan yardımcısı veya müfettiş sıfatıyla, idari kurumlara tetkik hakimi, daire başkanı veya yardımcısı, genel müdür veya yardımcısı sıfatıyla vs. şeklinde yapılan atamalar.
– Özlük dosyalarındaki bilgi ve belgeler, sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları.
– Şikayet, ihbar, inceleme ve soruşturma dosyaları ile bu dosyalar hakkında verilen kararlar, mahallinde yapılan araştırmalar.
– FETÖ/PDY terör örgütü ile ilintili dosyalarda görev alan hakim ve cumhuriyet savcılarının bu dosyalardaki işlemleri ve kararları.
– Örgüt mensuplarının haberleşme için kullandıkları şifreli programlarda yer alan kayıtlar.
– HSYK’nın FETÖ/PDY mensubu oldukları Emniyet Genel Müdürlüğü terörle mücadele birimlerince düzenlenen raporlarla sabit örgüt üyeleri hakkında tayin ettiği disiplin cezaları ve muhalefet şerhleri, sosyal çevre bilgileri ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından temin edilen bilgi ile belgeler.
– Başsavcılıkça başlatılan soruşturmanın niteliği ve isnat edilen suçlamalar ile gözaltı ve tutuklama kararları, soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan hakim ve savcıların ifade ve sorgu tutanakları.
– İtirafçıların beyanları.

Nasıl bir terör örgütü?

Gerekçede FETÖ/PDY’nin “casusluk faaliyetlerini de kapsayan organize bir terör örgütü” olduğu belirtilerek, buna ilişkin bulgular da paylaşıldı:

– Hücresel şekilde birbirleriyle bağlantıları, kendi aralarında bir rapor, talimat alışverişi var.
– Alttan yukarıya doğru rapor, yukarıdan aşağıya doğru talimat veriliyor.
– Yeni örgüt mensupları kazanma faaliyetleri yapıyorlar, yeni çocuk ve gençler örgüte alınıyor, eğitilip yetiştirilerek bu örgütün kadrolarına ilave ediliyorlar.
– Örgütün eğitim malzemeleri, kitabı, bildirisi, ideolojisini anlatan belgeler, evraklar, dokümanları, ordu ve emniyet içerisinde teşkilatlanmış silahlı gücü bulunuyor.
– Diğer terör örgütleri gibi bir inanca dayanıyor.
– Üyelerinin uğrunda zorluklarına katlanabildiği, fedakarlıkta bulunduğu, amacına yönelik bir şeyler yapabildiği, bir inanç, bir ideoloji sistemi.
– Örgüt kadrolarının sızdığı devletin güvenlik kurumlarının silahlı olması ve bu silahları kullanma yetkisinin bulunması, örgütün silahlı ve askeri eğilimini göstermesi açısından çok önemli.
– Hasan Sabbah’ın çevresinde kümelenen Haşhaşilerin, yaklaşık bin yıl kadar önce afyon çekip fedailerini kullanarak devlet görevlilerini öldüren bir terör örgütü olarak ortaya çıkmalarında olduğu gibi FETÖ/PDY üyeleri de mutlak itaat ve cennete kavuşacakları saiki ile hareket ederek devlet içinde suikast benzeri hareketlere başvurdu.
– Devleti kendisine hasım ve karşı cephe olarak görmesi.
– Bir istihbarat örgütü gibi kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanması, yönetim kadrosunun faaliyetlerini yurt dışından idare etmesi ve Türkiye’ye gelmekten ısrarla imtina etmesi, hasımlarını saf dışı etmek için her türlü baskı, şantaj ve yasa dışı faaliyeti kullanması.
– Çeşitli yabancı misyon temsilcileriyle mahiyeti bilinmeyen görüşmelerde bulunması
– Diğer terör örgütleriyle temas kurması ve onlara istihbarat, lojistik, eylem tarzı türü destek sağlaması.
Yargıdaki cemaat cuntası

Gerekçeli kararda ihraç edilen hakim ve savcıların örgütün yargıdaki uzantısı oldukları vurgulanarak, “cemaat cuntası” diye nitelendi ve özellikleri de şöyle sayıldı:

– Yargı kuvveti içerisinde devletin yargısına alternatif olarak faaliyet gösteren organizasyonu ve hiyerarşik yapısı var.
– Kendinden olmayan herkesi düşman kabul edip kullanamadığı kişileri de düşman sayıyor.
– Örgüte boyun eğmeyenleri ve farklı düşünen herkesi düşman görüp hedef haline getirerek yargı kararları ile emniyet operasyonlarının hedefi haline getiriyor.
– İstihbarat toplayıp, operasyon kararı alıyor, emniyet ve yargı üzerinden toplanan istihbarata göre örgütün üst düzey yöneticilerinin verdiği kararın icrasına başlıyor.
– Basın ve yayın üzerinden linç girişimi gerçekleştiriyor.
– Topluma yönelik algıyı yönetiyor, örgütte yer alanları kahramanlaştırıyor, unutturma sürecini tekrarlıyor.
– Suç faili veya masum olduğuna bakılmaksızın birçok kişiyi yargı eliyle mağdur ediyor.
– Çözümü mümkün olmayan abartılı, ayrıntıya boğulmuş, gerçeklerin gizlendiği, kasıtlı, taraflı ve delilsiz davalar açıyor.
– Bu davalarla Türkiye’nin mafya ve terörle mücadele ettiği algısı yaratıyor.

Askeri Casusluk, Şemdinli, Balyoz, Ergenekon

Gerekçeli kararda bazı hakim ve savcıların da “itirafçı yahut gizli tanık” sıfatıyla ifadelerine başvurulduğu belirtilerek, kendilerine engel olacaklarını düşündükleri kişileri sistem dışına çıkarmaya dönük faaliyetlerine yer verildi. Hüseyin Kurtoğlu hakkındaki dava ile Askeri Casusluk, Şemdinli, Balyoz, Ergenekon soruşturma ve davalarının da bu kapsamda olduğu belirtildi.

Gülen okullarında kadro yetiştiriliyor

HSYK’nın ihraca ilişkin gerekçeli kararında, Gülen Cemaati okullarına da değinildi. “Himmet” adı altında toplanan paralarla finanse edilen bu okullarda örgütün insan kaynağının yetiştirildiği ve ideolojisi doğrultusunda devletin anayasal kurumlarında kadrolaşmayı ve uluslararası platformlarda da etkin bir güç haline gelmeyi hedeflediği anlatıldı.

‘Alkol müptelası, kumarbaz, hırsız, rüşvetçi kişiler’

Örgütün sosyo-kültürel ve zihinsel yapısına ilişkin de anlatımlarda bulunulan gerekçeli kararda, üyelik için kesin bir kriter bulunmadığı, “Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Ermeni, Sünni, Alevi, hatta yapıya uzak gibi duran gruplardan, ateist ya da Yahudi, Hristiyan dinlerine inananlardan da paralel yapılanma içerisinde yer alanlar bulundu” iddia edildi. Gerekçeli karardaki şu ifade de dikkat çekti: “Bu örgütün içerisinde her türlü suça bulaşmış, alkol müptelası, kumarbaz, hırsız, tefeci, rüşvetçi kişiler de vardır.”

‘Hakim İlhan Karagöz’ün yazdıkları yargı adına utanç verici’

Gerekçede “sözde lider” olarak anılan Fetullah Gülen’in tüm talimatlarının bir kutsiyet kazandığı söylenerek, verdiği kararı sorgulama anlamına gelecek her düşünce, eylem veya tavrın kuvvetle ezildiği belirtildi. Gerekçede ayrıca Gülen’in sahip olduğuna inanılan akıl dışı özelliklere de atıfta bulunuldu: “Çocuğu olmayan örgüt mensupları, sözde liderlerini görmek için ABD’ye gidip Pensilvanya’da kendisinden aldıkları ‘okunmuş hurma’yı yiyerek çocuk beklemektedir. Söz konusu haletiruhiye, yüksel tahsil yapmış örgüt üye ve mensupları için de geçerlidir. Örgüt mensubu hakim ve Cumhuriyet savcılarının inanmışlık ve örgütün sözde liderine bağlılık düzeyini göstermesi bakımından HSYK İkinci Dairesine intikal eden soruşturma dosyasına konu olan İstanbul 18’inci Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi İlhan Karagöz’ün karar kisvesi altında yazdıkları, yargı adına utanç verici niteliktedir.”

Powered by themekiller.com