Home Medya Karaman: Cumhurbaşkanımız’ın isabetle kaydettiği gibi ‘bu kavganın kazananı olmaz’
Karaman: Cumhurbaşkanımız’ın isabetle kaydettiği gibi ‘bu kavganın kazananı olmaz’

Karaman: Cumhurbaşkanımız’ın isabetle kaydettiği gibi ‘bu kavganın kazananı olmaz’

0
0

Katar krizine değinen Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman, Katar’a yönelik ablukada başrol oynayan Suudi’lerin, Mâturidiyye ve Eş’ariyye mezheplerini İslam’dan sapmış mezhepler olarak kabul ettiklerini söyledi. Suudi ulemanın Vehhabi inanışına yakın olduğunu belirten Karaman, “Durum böyle olunca İhvan’ı ve Hamas’ı terörist ilan etmek, Katar’ı da bunları koruduğu ve desteklediği için teröre destek veren ülkeler arasında saymak kolaylıkla atabilecekleri bir adımdır” diye yazdı

Karaman’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

Suûdîlerin sebep olmada başı çektiği bir krizin dînî-mezhebî arka planında başka nelerin olduğunu görmek için bu ülke ulemasının baştan beri Ehl-i Sünnet anlayışını ve ümmetin kahir çoğunluğunun mensup bulunduğu Mâturidiyye ve Eş’ariyye mezheplerini Ehl-i Sünnet dışına atmış bulunduklarını bilmek gerekiyor.

Bu ülkenin ulemasının bu konuda; yani Ehl-i Sünnet olmak için Muhammed b. Abdulvehhâb’ın yolundan gitmek ve onun İslam anlayışını tıpatıp alıp kabullenmek gerektiği, bunun şart olduğu konusunda yazdıkları kitaplar, makaleler ve verdikleri fetvalar sayılamayacak kadar çoktur.

Ehl-i Sünnet’in kaleleri olan bu iki büyük mezhebi “bid’at mezhepleri, İslam’ı anlamada doğrudan sapmış mezhepler” olarak ilan etmek, kendi mezheplerini bütün dünyada yaymak için canla başla çalışmak, milyarlarca doları akıtmak bu ülkenin ulemasının ve yöneticilerin öncelikleri arasındadır. Ve merhum Karal Faysal’ın katledilmesinin sebepleri arasında onun, bu taassubu yumuşatma teşebbüsü, İslam dünyasından mutedil (Vehhâbî olmayan) bazı âlimleri ülkesine davet edip üniversitelerinde öğretim üyesi yapması da vardır.

Durum böyle olunca İhvan’ı ve Hamas’ı terörist ilan etmek, Katar’ı da bunları koruduğu ve desteklediği için teröre destek veren ülkeler arasında saymak, arkasından da Mısır ve BAE ile birlikte abluka kararı almak daha kolaylıkla atabilecekleri bir adımdır.

Bir ülkenin uleması ve kanaat önderleri bu ölçüde bir ayrımcılık ve bağnazlık içine düşerlerse, bir ülkenin yöneticileri yerlerini koruyabilmek için yabancılara güvenir, dayanır ve onlara tavizler verirlerse hem İslam düşmanlarının hem de İslam ülkelerini sömürmek isteyenlerin -ki bunlar Avrupa ülkeleri ve ABD’dir- bu durumdan istifade etmeleri, ümmeti birbirine düşürmek için planlar yapıp hizmetçilerine uygulama emri vermeleri kaçınılmazdır.

Cumhurbaşkanımız’ın isabetle kaydettiği gibi “İslam ülkeleri birbirine düşüp çatışırsa bu kavganın kazananı olmaz”.

Evet, bir kazanan vardır ama bu, ümmet değildir, Müslümanlar değildir; onların düşmanlarıdır, gözü doymaz zalim ve vicdansız sömürücü ve sömürgecilerdir.

Powered by themekiller.com