Home Haber Kılıçdaroğlu’ndan 11.günde çağrı: Lütfen açlık grevini bırakın
Kılıçdaroğlu’ndan 11.günde çağrı: Lütfen açlık grevini bırakın

Kılıçdaroğlu’ndan 11.günde çağrı: Lütfen açlık grevini bırakın

0
0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası başlattığı ‘Adalet Yürüyüşü’ 11. gününe girdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası başlatılan ‘Adalet Yürüyüşü’ on birinci gününe girdi. 432 kilometrelik yürüyüşte bugüne dek yaklaşık 179 kilometre yol katedildi. Bayram namazını Bolu’da Karacaağaç köyündeki camide kılan Kemal Kılıçdaroğlu, davet üzerine köy sakinlerinden Ayhan Kara’nın evinde kahvaltı yaptı.

Kılıçdaroğlu basın mensuplarına açıklama yaptı:

Öncelikle sayın Erdoğan’a geçmiş olsun diliyorum.

Bugün yürüyüşümüzün on birinci günündeyiz. Adalet hepimize lazım. Aile içinde de adaletli davranırız. Topluma karşı da adaletli davranmak zorundayız. Haksız yere hapishanede kalan pek çok insan var. Bunlar bayramlarını hapishanelerde geçiriyorlar. Yaşanan atmosfer nedeniyle düşüncelerini açıklayamayan çok sayıda insan var. Onların da adalete ihtiyacı var. Biz yürüyüşümüzü, hoşgörü ile, bayramın da amacına uygun olarak sürdüreceğiz. Adaletin ne kadar olduğunu toplumun her kesimi biliyor. Dünyanın bütün nehirleri, adalete susamış bir insanın susuzluğunu gidermeye yetmez. Madem bu kadar önemli bir kavram üzerinden biz yola çıktık, umuyorum devleti yönetenler bu sözü duymuş olur. Adalet hepimiz için olması gereken bir kavram. Bu bayram gününde belki de böyle küçük bir sohbete ihtiyacımız vardı.

“İnsanlar adalet arıyor”

Bugün bayram, emin olun insanlar farklı düşüncelere sahip olabilirler ama bizim bu ülkede huzura ihtiyacımız var. Hepimiz terör olmasın diyoruz. Nerede bir eksiklik var, sorgulamamız lazım. İnsanlar adaleti arıyorlar. Adalet kadar güzel bir şey yok. Devletin bir organıyla muhatap olan kişi, haksızlığa uğradığını düşünüyorsa yargıya başvurup adaletin gerçekleşmesini ister. Dolayısıyla siz yargının objektif olarak hukukun üstünlüğüne uygun bir şekilde karar vermesini engellerseniz adaleti kaybedersiniz. Bu da toplumun vicdanını kanatıyor.

“Gönül ister ki iktidar partisinden olanlar da bize eşlik etsin”

Kaç adım attığımı bugüne kadar bilmiyorum. Yolun üçte birine geldik. Üçte ikisine henüz var. Şöyle bir düşünce var, gerçekten Kılıçdaroğlu yürüyor mu diye? Her santimini, Ankara- İstanbul yolunu yürüyerek götüreceğim. Arabaya binmek yok. Her santimini yürüdüğünüz zaman hedeflediğiniz, düşündüğünüz adaletin gerçekleştiğine inanıyoruz. Siz gösteriş için bunu yapmıyorsunuz. Bu bir partinin meselesi de değil. Ülkenin buna ihtiyacı var. Gönül isterdi ki farklı partilerden, hatta iktidar partisinden olanlar da bize eşlik etsin. Ama ortada bir gerçek var, Ankara-İstanbul yolunun her santimini yürüyerek bitireceğim.

“Kilo vermişimdir”

(Kilo kaybedip kaybetmediğine dair soru üzerine) Terazi olmadığı için kilo aldım mı, kaybettim mi bilmiyorum. Büyük bir ihtimalle kilo vermişimdir. Öyle çok bariz bir kilo değil çünkü hissetmiyorum böyle bir şey. Beslenme konusunda da hekim arkadaşlarımın önerilerini dikkate alıyorum. Dolayısıyla şimdi ve inşallah umuyorum ki bir sorun çıkmaz.

“İçten pazarlıklı bir adam değilim”

(Yaptığı Bozkurt işaretine ilişkin soru üzerinde) Benim yaptığım her hareket emin olun samimi. İçten pazarlıklı bir adam değilim. Hayatım boyunca da olmadım. Eksiğim olabilir, yanlışım olabilir ama ben bayram sabahı böyle ikircikli bir tavır içine girmek istemem. Eğer bozkurt işareti yapan birisi beni destekliyorsa benim de onu desteklemem lazım. Alkışlamam. Hiçbir zaman tabii siyasette olabilir, eleştirebilirler. Eleştirinin de belli bir düzeyde olması lazım. Bir ahlaki zemininin olması lazım.

“Lütfen açlık grevini bırakın”

(Başka partilerden katılımın olacağına dair soru üzerine) O konuları takip etme zamanım pek yok ama arkadaşlarla arada bir konuşuyoruz. Katılmak isteyenler var, belli bir zaman içerisinde katılabilirler. Biliyorsunuz şu an hapiste olan iki değerli öğretmen var ve açlık grevinde olan. Buradan o iki değerli arkadaşa seslenmek isterim. Lütfen açlık grevini bırakın. Toplumun büyük bir kısmı aslında sizi destekliyor. Siz sadece ve sadece uğradığınız haksızlığın giderilmesini istiyorsunuz, biz de destekliyoruz. Sorgusuz, sualsiz. Görevine son verilen yüz bini aşkın kişi var. Bazı işlemler doğru, bazı işlemler yanlış işlemler olabilir. Diyorlar ya; at izi, iti izine karıştı diye. Umuyorum kısa süre içerisinde sizin haksızlığınız giderilmiş olabilir. Dolayısıyla bu iki arkadaşımızın açlık grevini sonlandırmasını rica ediyorum. Hayatınızı karartmayın, rica ediyorum çok ağır bir görev üstlendiniz. Hayatınıza kıymayın.

Powered by themekiller.com