Home Medya Mahçupyan: AK Parti’nin şimdi popülizme ‘geri’ dönmesi açıklanmaya muhtaç
Mahçupyan: AK Parti’nin şimdi popülizme ‘geri’ dönmesi açıklanmaya muhtaç

Mahçupyan: AK Parti’nin şimdi popülizme ‘geri’ dönmesi açıklanmaya muhtaç

0
0

Türkiye’de demokrasi olmadığı halde varmış gibi davranmanın, askeri vesayet altında sivil demokratik bir temsilin sahneye konmasının yol açtığı popülizmin bütün partilerin ortak stratejisi olduğunu söyleyen Karar yazarı Etyen Mahçupyan, AK Parti’nin bu geleneği kırdığını söyledi.

AKP’nin son dönemde populizme yeniden dönüş yaptığını söyleyen Mahçupyan, “Dolayısıyla aynı AK Parti’nin şimdi popülizme ‘geri’ dönmesi açıklanmaya muhtaç” diye yazdı.

Mahçupyan’ın yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Türkiye’de popülizme kaymanın maddi temeli bulunmuyor. Öte yandan bu ülkenin kendi geleneğinden gelen de bir popülizm mevcut. Demokrasi olmadığı halde demokrasi imiş gibi davranmanın, askeri vesayet altında sivil demokratik bir temsilin sahneye konmasının yol açtığı popülizm, on yıllarca bütün partilerin ortak stratejisi oldu. Siyasetin temel dinamiği, olabildiğince oy almak üzere devlet imkanlarını kullanmak ve iktidar olunduğunda da aynı devlet imkanlarını topluma dağıtmak üzerine inşa edildi. Bunun önkoşulu devletin şişmesi ve her alanda devlet üzerinden rant üretme imkanının geliştirilmesiydi.

AK Parti bu geleneği kırdı. Bir yandan askeri vesayeti bitirip sivil siyasetin alanını genişleterek, diğer yandan bütçeye hakim olup kamunun göreceli daraltılmasını ama aynı zamanda yetkinleştirilmesini sağlayarak… Bu sayede Türkiye rant sistematiğinden üretimci bir anlayışa döndü ve birikmiş potansiyelini hayata yansıtabildi.

Dolayısıyla aynı AK Parti’nin şimdi popülizme ‘geri’ dönmesi açıklanmaya muhtaç. İktidarın yukarıda sözü edilen her iki popülizmi de iştiyakle kucakladığı gözlemleniyor. Hem tehditler abartılarak beka sorunundan, buradan hareketle tek vatan ve millet ihtiyacından söz ediliyor, hem de devlet büyütülüyor ve yaratılan imkanlar seçim ve referandum amacıyla kullanılıyor.

Çünkü cumhurbaşkanlığı sistemi altında ille de yüzde elliyi geçmek lazım ve bunu geçenin Erdoğan olması isteniyor. Meşru bir istek… Ama bu yöntemle yapılacaksa maliyeti çok yüksek… Çünkü uluslararası ilişkilerimizin bozulmasına, devletin şişmesine, rant ekonomisine dönülmesine, devletçiliğin yeniden sivil siyasi alanı ele geçirmesine ve demokratik değer ve normlardan uzaklaşılmasına neden oluyor.

Bu şekilde seçim kazanmanın maliyeti, yönetilmesi çok daha zor bir ülke ve toplum… Üstelik AK Parti bu süreçte kendi meşruiyetini ve yönetme kabiliyetini de yıpratacak… Buna değer mi?

Powered by themekiller.com