Home Haber Mit tırları davası: Enis Berberoğlu’na 25 yıl hapis cezası
Mit tırları davası: Enis Berberoğlu’na 25 yıl hapis cezası

Mit tırları davası: Enis Berberoğlu’na 25 yıl hapis cezası

0
0

CHP Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında MİT’e ait TIR’ların durdurulmasıyla ilgili görüntülere ilişkin davada tutuklama kararı çıktı. Berberoğlu’na 25 yıl hapis cezası verildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanıklar CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile gazeteci Erdem Gül katıldı. Yurtdışında olan Can Dündar ise duruşmaya katılmadı.

Gizli yapılan ve izleyici alınmayan duruşmada kararını açıklayan mahkeme Beberoğlu’nun “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal ve askeri casusluk maksadiyla açıklamak” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.

Cezada indirime giden mahkeme 25 yıl hapis cezası verdiği Berberoğlu’nun kararla birlikte tutuklanmasına karar verdi.

Aynı dava kapsamında yargılanan Can Dündar ve Erdem Gül hakkında ise karar vermeyen mahkeme iki sanık hakkındaki dosyayı ayırdı. Gül ve Dündar hakkıdaki yargılama devam edecek.

“Böyle adalete lanet olsun”

Tutuklamanın ardından açıklama yapan CHP Milletvekili Engin Altay, “Böyle adalete lanet olsun” dedi.

“Bugün Türkiye’de yargının tefessül ettiğini, yürütme organının emri altına bütünüyle girdiğinin açık bir örneğiyle karşı karşıyayız. Bir ülkede yargıçlar, diktatörü nasıl hoşnut ederim, vereceğim karar diktatörün bana nasıl sempatiyle bakmasını sağlar, diktatör beni nerelere yükseltir diye düşünüp karar veriyorsa böyle adalete lanet olsun. Bu karar Adalet ve Kalkınma Parti’sinden hoşnut olmayan herkese karşı gözdağıdır.

“Bütün topluma gözdağıdır”

Demokrasi yürüsün diyen bütün topluma da bir gözdağıdır. CHP’ye yönelik bir devlet zorbalığıdır. En açık diktatörlüklerde bile yapılabilecek büyük bir hakaretle karşı karşıyayız. Ama bilinsin ki CHP, bu ülkenin diktatörün çiftliği olmasına müsaade etmeyecektir.

“Tayyip Erdoğan şunu unutmasın CHP bu yaptıklarını yanına bırakmaz”

Değerli basın mensupları, bugün görüşülen dosya Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası mahkemelerde savaş suçlusu olarak yargılanmasının ana zeminini oluşturan dosyadır. Gün gelecek, bu evraklar, bu dosyalar nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası mahkemelerde savaş suçlusu olarak yargılanacaktır. Bugün itibarıyla Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Onu öyle bırakmam’ ifadesi gerçek oldu. Ama Recep Tayyip Erdoğan şunu unutmasın, CHP bu yaptıklarını onun yanına bırakmayacaktır.

OHAL uygulamaları, bir korku imparatorluğu oluşturma çabaları beyhudedir, nafiledir. Önünde daha istinaf mahkemesi süreci varken, yargıtay süreci varken ve TBMM üyesi olmasına rağmen yürütmenin gladyatörü şeklinde karar veren bir hakim tarafından tutuklanıyorsa, bu tuzun koptuğu yerdir. İstanbul Adliye Mahkemesi, bir çadıra, bir sirke dönüştüğünü; soytarıların krala şirin görünmek için bu tarz kararlar vermesini kamuoyunun vicdanına bırakıyorum.

“CHP bütün üyeleriyle direnecek”

Bu mahkeme kararını aziz milletimizin vicdanına havale ederken, CHP’nin bütün üyeleriyle birlikte direneceğimizi, yargının siyasallaşmasına boyun eğmeyeceğimizi, demokrasiyi yaşatmak konusundaki kararlılığımızı da yüce milletimize beyan ediyorum.

Yarkadaş: Berberoğlu iktidarı hoşnut etmek için tutuklandı 

CHP Milletveki Barış Yarkadaş, “Damatların üç günde serbest bırakıldığı, milletvekillerin tutuklandığı kararların hukuki olarak da bir geçerliliği yoktur” diyerek “Bir haber yayınlandığı için Enis Berberoğlu, elde hiçbir kanıt olmadan sadece ve sadece iktidarı hoşnut etmek için cezalandırılmıştır” ifadesini kullandı.”Damatların serbest bırakıldığı yerde milletvekillerin tutuklanması kabul edilemez” diyen Yarkadaş Enis Berberoğlu’nun şu mesajı verdiğini bildirdi:

“Yaşadıklarımız bir çizgi film gibidir. Sanki biz de o oyunun içindeki aktörler gibiyiz. Bir komedinin içindeyiz. Bu cezayı bana verenler şunu bilsinler, ben bu cezaevine girerim, çıkarım, yatarım, vatanım için yatarım. Vatanımız sağ olsun. Yargıyla hesaplaşmayı sürdüreceğim”

Gürsel Tekin: Bu bir susturma operasyonu

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin,  Berberoğlu’nun 25 yıl hapis cezasına çarptırılarak tutuklanmasıyla ilgili de “Hiç beklenmedik, kimsenin beklemediği bir sonucun hepimiz tarafından şaşkınlıkla karşılandığını belirtmek istiyorum. Bu galiba özellikle son dönemlerde muhalefetin tek sesi olan CHP’ye yönelik bir susturma operasyonudur. Ama bu kararın sahipleri kimlerse, bir tek CHP’li kalsa bile sonuna kadar bu ceberrüt düzene direnecektir. Damat kararları vardı üç beş gün önce. Anayasanın çok net kararları olmasına rağmen milletvekilinin tutuklanması, anayasayı hiçe saymaktır. Ergenekon’un savcısıyım diyenler, bugün de görüyoruz ki bu davaların savcısı. Ergenekon nasıl çöktüyse, bu davalar da çökecektir. Siyasetçiler, gazeteciler bir gün elbet özgür kalacaklardır. ” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu’ndan ilk açıklama

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin, “Yarın saat 11’de Güven Park’ta olacağım. Elimde sadece bir afiş olacak. Adalet yazacak üzerinde. Adalet. Devletin temeline dinamit koyuyorlar. Devletin, adaletin temeline dinamit koyuyorlar. Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasını asla ve asla kabul etmiyoruz. Kararı verenler bu kararın altında kalacaklar” dedi.

CHP’nin yarın Güven Park’ta yapacağı yürüyüşün, Enis Berberoğlu’nun tutuklu bulunduğu Maltepe Cezaevin’e kadar olacağı öğrenildi.

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Adaleti mum ile aradığımız günlerdeyiz. Bugün ortaya çıkan tablo, 20 Temmuz darbesinin ortaya çıkardığı tablodur. Asıl suçluların yargılanmadığı masum insanların yargılanıp hapis edildiği süreci yaşıyoruz. Yasa dışı yollardan eğer dışarıya silah götürüyorsa birileri o kişilerin yargılanması lazım. Ama gün gelecek o kişiler yargılanacaklar. Sayın Enis Berberoğlu hepimizin bildiği tanıdığı yıllarını medya ve medya özgürlüğü için harcayan bir isim.

 

BU KARARI VERENLER BU KARARIN ALTINDA KALACAKLAR

Şimdi hiçbir veri ve delil olmaksızın 25 yıla mahkum ediliyor. Hangi anlayış, hukuk ile? Bunu asla ve asla kabul etmiyoruz. Bu kararı verenler bu kararın altında kalacaklar.

 

20 TEMMUZ DARBESİNİ YAPANLAR ADALETİ, DEMOKRASİYİ YOK ETTİLER

Yıllarımızı demokrasi, adalet için harcadık. Adalet, demokrasi, düşünce özgürlüğü istiyoruz bu ülkede. 20 Temmuz darbesini yapanlar adaleti, demokrasiyi yok ettiler. Hakim hâkim olmaktan çıktı. Gözünü dilmiş saraya nasıl talimat gelecek ve ben öyle karar vereceğim diye.

 

BUNLARIN HİÇ BİRİSİ HAKİM DEĞİL YARGI DAĞITMIYOR SARAYIN SOPASI OLMA GÖREVİNİ YERİNE GETİRİYORLAR

Bunların hiç birisi hakim değil yargı dağıtmıyor. Sadece ve sadece sarayın sopası olma görevini yerine getiriyorlar.

 

GÜVEN PARK’TA OLACAĞIM. ELİMDE SADECE BİR AFİŞ OLACAK. ADALET YAZACAK ÜZERİNDE. ADALET

İlk kez Türkiye bu kadar ağır bir tablo ile karşı karşıya. Yarın saat 11’de Güven Park’ta olacağım. Yarın saat 11’de Güven Park’ta olacağım. Elimde sadece bir afiş olacak. Adalet yazacak üzerinde. Adalet.

 

DEVLETİN, ADALETİN TEMELİNE DİNAMİT KOYUYORLAR

Dünyanın en soylu kavramıdır adalet. Adaletin olmadığı bir ülke, devlet, halk mı olur? Devletin temeline dinamit koyuyorlar. Devletin, adaletin temeline dinamit koyuyorlar. Yarın saat 11’de Güven Park’ta olacağım ve yürüyüşümüzü başlatacağız. Demokrasi, adalet bu ülkeye gelinceye kadar.”

Kılıçdaroğlu: Türkiye’de adaleti yok edip, ülkemizi bu hale getirenlere yazıklar olsun

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal paylaşım sitesi Twıtter adresinden yaptığı açıklamada, “Bu ülkede terör örgütlerine giden silah dolu bir kamyonun haberini yapmanın cezası 25 yıl hapis, yasa dışı silah sevkiyatı ise serbest. Teröre destek vermek suç değil ama haberini yapmak suç. Türkiye’de adaleti yok edip, ülkemizi bu hale getirenlere yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu: Berberoğlu’nun tutuklanmasına önce inanamadım arkadaşlara gerçekten mi diye sordum

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin, “Önce inanamadım arkadaşlara gerçekten mi diye sordum. Gerçekten böyle bir kararın çıktığını sordular. Hemen İstanbul’daki arkadaşlarla ile görüştük. Onlar da haberi doğruladı. Enis beyle de bu arada görüşme imkanım oldu. Morali iyi. Haksızlığa uğradığını suçlu olmadığın biliyoruz. Dolayısıyla suçluluğun ezikliği içinde değil tam tersine hakkı yenen rahat konuşan bir kişi, ses. Şunu söyledim; moralini iyi tut. Senin hiçbir suçun, kabahatin yok. Senin ülke sevginden ötürü hiç kimsenin kuşkusu yok. Dolayısıyla moralini iyi tutmasını söyledim” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CNN Türk Canlı yayınında Gazeteci Şirin Payzın’ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin Kılıçdaroğlu, “Önce inanamadım arkadaşlara gerçekten mi diye sordum. Gerçekten böyle bir kararın çıktığını sordular. Hemen İstanbul’daki arkadaşlarla ile görüştük. Onlar da haberi doğruladı. Sonra ajanslara düştü. Enis beyle de bu arada görüşme imkanım oldu. Morali iyi. Haksızlığa uğradığını suçlu olmadığın biliyoruz. Dolayısıyla suçluluğun ezikliği içinde değil tam tersine hakkı yenen rahat konuşan bir kişi, ses. Yaptığımız konuşmada verdiği mesaj da böyleydi. Şunu söyledim; moralini iyi tut. Senin hiçbir suçun, kabahatin yok. Senin ülke sevginden ötürü hiç kimsenin kuşkusu yok. Dolayısıyla moralini iyi tutmasını söyledim. ‘Moralim gayet iyi’ dedi. ‘Ben haklıyım herhangi bir haksızlık yapmadım bir yanlışım da yok’ diye söyledim” ifadelerini kullandı.

“ELDE HİÇBİR KANIT OLMADAN HTS KAYITLARINDAN NEDEN ŞUNLARLA KONUŞTUN DENİYOR”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonuç şu; Enis Berberoğlu bırakın bir milletvekili olmayı Türkiye’nin en önemli gazetelerinde çalışmış genel yayın yönetmenliği yapmış haberin ne olduğunu iyi bilen toplumun nabzını tutan bir kişi. Bu kişiyi elde hiçbir kanıt olmadan HTS kayıtlarından neden şunlarla konuştun diye. İyi de ne konuştuğunu nerden biliyorsunuz yok. Diğer gazetecilerle de konuşmuş zaten. Kaldı ki bir gazeteci zaten. Bir gazetecinin yakın arkadaşları ile bir araya gelmesi konuşması gayet doğaldır. Kayıtlardan yola çıkarak en ağır cezayı veriyorsunuz. Önce müebbet iyi hal tavırdan dolayı da sonra da siz kalkıp 25 yıl ceza veriyorsunuz. İnsafın kaldıracağı bir şey değildir. Adalet çökmüştür.

EĞER BİR ÜLKEDE ADALET ÇÖKMÜŞSE ORADA DEVLET DE ÇÖKER

Devleti devlet yapan adalettir. Eğer bir ülkede adalet çökmüşse orada devlet de çöker. Bizim endişemiz Enis Berberoğlu’ndan kaynaklanmıyor. Bizim endişemiz koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinden kaynaklanıyor. Çöken, çürüyen bir devleti adım adım görüyoruz. Liyakat, uzmanlık, adalet, hukuk, hukukun üstünlüğü yok. İşkence, adaletsizlik var. Hakim olarak atanan kişi hukukun üstünlüğüne değil de gözünü dikip saraydan gelecek telkine göre karar verirse orada adalet olur mu? Bu hakim yarın çocuklarına, torunlarına nasıl hesap verecek?

ERDOĞAN, ‘ONLARIN YANINA BIRAKMAYACAĞIM İNTİKAM ALACAĞIM’ DİYE AÇIKLAMIŞTI

Daha önce Erdoğan açıklamıştı sayın Erdoğan, ‘Onların yanına bırakmayacağım intikam alacağım’ diye açıklamıştı. Kim olup olmadıklarına bakmaksızın haber neden yayınlandı? Bunun intikamını almak istiyor. Sorun haberi yayınlamak değildir. Haberi yayınlamak suç değildir. Suç şudur, eğer siz yasa dışı bir örgüte kaçak silah gönderirseniz suç işlemiş olursunuz. Suç işlemiyorsanız neden korkacaksınız?

TÜRKEŞ DE KALKTI TV’DE ‘VALLAHİ DE BİLLAHİ DE O SİLAHLAR BAYIRBUCAK TÜRKMENLERİNE GİTMİYORDU’ DEDİ

Onlar ‘Bayırbucak Türkmenlerine gidecekti’ diye bir açıklama yaptı sayın Erdoğan. Sayın Türkeş de kalktı TV’de ‘Vallahi de billahi de o silahlar Bayırbucak Türkmenlerine gitmiyordu’ diye. Hepimiz biliyorduk nereye gittiğini. Kaldı ki bu bir sır da değildi. Ondan önce de sonra da yayınlandı. Grup toplantısında bir kamyon şoförünün ifadesini okudum. Her yerde var bunlar.

SİZİN AMACINIZ BİRİLERİNİ ACIMASIZCA CEZALANDIRMAK. AMAÇ BU. İNTİKAM ALMAK

Sizin amacınız birilerini acımasızca cezalandırmak. Amaç bu. İntikam almak. Nenden benim pozisyonumu dünyaya ilan ediyorsunuz, gösteriyorsunuz diye. Neden korkuyor birliyor musunuz? Uluslararası mahkemelerde yargılanır korkusu var.

ER GEÇ YARGILANACAKTIR. ER GEÇ. ÇÜNKÜ YAPTIĞI BİR SUÇ. ULUSLARARASI BİR SUÇTUR

Er geç yargılanacaktır. Er geç. Çünkü yaptığı bir suç. Uluslararası bir suçtur. Silahı kime gönderiyorsunuz? Müslüman Müslüman’ı kırsın, öldürsün diye. Suriye’ye bakın. 4 milyon Suriyeli var. Ne olacaklar? Sen silah göndermeseydin bunlar olur muydu? Komşuda yangın olursa hiçbir şey yapamazsak bir kova su ile gideriz yangını söndürmeye. Bunlar bir kova su ile değil benzin ile gittiler yangını parlatmaya, büyütmeye. Bugünkü tablonun sorumluları şimdi suçsuz insanları yargılayıp mahkum etmek istiyorlar.

 

İNSANİ YARDIM GİZLİ, DEVLET SIRRI OLMAZ Kİ

Madem insani yardım neden korkuyorlar? İnsani yardım gizli, devlet sırrı olmaz ki. Hiçbir zaman gizli kapaklı yapmadık bu işi. Bir kişi suç işlerse yargılanır. Adil yargılama olur kuralı budur. İntikam duygusuyla yargılama olur mu? Hakim’e talimat vereceksiniz. Hakim gelen talimata göre mahkum edecek. Böyle bir şey olabilir mi? Suç varsa yargılama olsun isteriz. Hukukun üstünlüğüne göre. Hukukta çifte standart olmaz. Bir bakan suç işlediği zaman, devletin hazinesi soyduğu zaman yargılanıyor mu, yargılanıyor. Devleti adil yönetmek zorundalar. Yargılanmamak Türkiye’ye zarar verir. Devleti yönetenleri de bağlayan hukuk kuralları vardır. Ben takmam diyemez. Her devletin gizli sırları vardır, açığa çıkması doğru değildir burada da hiçbir tereddüt yok. Açığa çıkaran gazeteciyi suçlayamazsınız. Gazetecinin ne suçu var?

SAVCI DA JANDARMA DA GİTTİ. MİT TIRLARINA SAVCI GİTTİ. ÇIKARDILAR MI ORTAYA ÇIKARDILAR

Savcı da jandarma da gitti. Mit tırlarına savcı gitti. Çıkardılar mı ortaya çıkardılar. EĞER DEVLETİN sırrını açığa çıkaran bir kamu görevliyse onu yakalarsanız ama onu haber yapanı suçlayamazsınız. Ben gazeteciyim halkı bilgilendirmek zorundayım.

ABD’DEKİ WATERGATE SKANDALI ORADA DA GİZLİ KONUŞMALAR BİR HÜKÜMETİ DEVİRDİ

ABD’deki Watergate skandalını düşün. Orada da gizli konuşmalar bir hükümeti devirdi. Gizli görüşmeleri gazeteciler baktılar doğruysa yayınladılar haber yaptılar.

TÜRKİYE’NİN ÇIKARLARINA AYKIRI BİR OLAYI HABER YAPMAK YURTSEVERLİKTİR

Üstelik toplumun çıkarlarına Türkiye’nin çıkarlarına aykırı bir olayı haber yapmak yurtseverliktir. Ülkemin aleyhine çalışan birisine ben izin vermem. Türkiye Cumhuriyeti sıradan bir muz cumhuriyeti değildir. Hukuk devletidir. Türkiye Cumhuriyeti’ni muz cumhuriyetine döndüremezsiniz. Ben istediğimi yaparım diyemezsiniz. Bunu yaparsanız itibarsız hale getirirsiniz. Hukuku Anayasayı tanımam diyemezsiniz. Olmaz.

ALLAH AŞKINA HÜKÜMET Mİ VAR? KİM BAŞBAKAN? KİM DIŞİŞLERİ BAKANI?

Allah aşkına hükümet mi var? Kim Başbakan? Kim Dışişleri Bakanı? Nerede hükümet? Bir kişi var niye birbirimizi kandırıyoruz. Usule uygun bir hükümet var. Ama hangi bakan hangi yetkisini kullanabilir? Hangi bakan bir kişiye yanlış diyebilir? Döver dışarıya atarlar.

DAYAK YİYEN BAKANLARI DUYMADIK MI? ORTADA HÜKÜMET YOK. USULEN VAR FAKAT FİİLEN YOK

Dayak yiyen bakanları duymadık mı? Ortada hükümet yok. Usulen var fakat fiilen yok. Bizim bütün arzumuz Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası. Yerle bir edilen Türkiye’nin itibarı var. Bu olay tuz biber ekti. Böyle bir yargı, adalet mi olur?

ARTIK SABIR EDECEK BİR ŞEY KALMADI. TÜRKİYE, DEMOKRASİ ELDEN GİDİYOR. DEVLETİN ÇİVİSİ ÇIKMIŞ

Savcı tutuklama istemiyor. Hakim talimat almış, göze girecek ya tamam 25 yıl tutukladım seni. Hangi adalet, hukuk? Sabır sabır. Artık sabır edecek bir şey kalmadı. Türkiye, demokrasi elden gidiyor. Devletin çivisi çıkmış. Yapacağımız şey, toplumu uyandırmak, bilgilendirmektir. Bunu direnerek yapacaksınız.

BÜTÜN CHP ÖRGÜTLERİNE SESLENİYORUM, ASLA PROVOKASYONLARA GELMEYİN. PROVOKE EDEBİLİRLER

Bütün CHP örgütlerine sesleniyorum, asla asla bu süreçte provokasyonlara asla gelmeyin. Provoke edebilirler. Güvenlik güçleri ile sakın bir çatışmaya girmeyin. Özle bir çatışma sakın olmasın. Ama biz haklılığımızı tüm dünyaya duyurmak zorundayız. Türkiye’de adaletin kalmadığını tüm dünyaya duyurmak zorundayız.

ADALET SAĞLANINCAYA KADAR YÜRÜYECEĞİM ARKAMDAN BİR KİŞİ, 5 KİŞİ, 10 BİN KİŞİ GELİR. BU AYRI BİR ŞEY

Bunun yolu sakin olmakta, yürümekte. Elimde adalet ben yürüyeceğim. Arkamdan bir kişi, 5 kişi, 10 bin kişi gelir. Bu ayrı bir şey. Ben bu ülkede Adalet sağlanıncaya kadar yürüyeceğim. Hani derler ya bıçak kemiğe dayandı. Bıçak kemiğe dayandı. Böyle bir adalet mi olur? Buna ilk tepkiyi adaletin vermesi lazım. Korku dağları bekliyor. Hangi yargıç ne kadar çok ceza verirse sarayın gözüne girip FETÖ’cu olmaktan suçlanmaktan kurtulacak diye düşünüyor. Bu kararda da öyle. Ülkede belli bir yargı camiasında vicdan, ahlak yok. Hukukun üstünlüğüne inana, görevini yapan hakimlere, savcılara saygılarımı gönderiyorum. Ama bu olay bizzat talimat ile verilen bir karar.

BEN BU HAKİMİN ‘H’ HARFİNE BİLE GÜVENMİYORUM. HAKİM DEĞİL ÇÜNKÜ. BUNLARA YARGININ KÖLELERİ DENİR

Sorun yargılama sürecinde insanların mağdur edilmemesidir. Enis Berberoğlu’nun kaçma şüphesi mi var? Yok, neden kaçsın? Asılolan tutuksuz yargılamadır. Tutuksuz yargılanabilir. Ben de yargılanabilirim. Şimdi siz savcının bile istemediği tutuklamayı hakim olarak veriyorsunuz. Hangi şüpheyle veriyorsunuz? İfadeyse ifade vermeye gitti. Kaçacak diye tutukluyorsunuz. Nereden çıkarıyorsunuz. Siz savcının bile istemediği bir cezayı hakim olarak veriyorsunuz. Evi yurdu belli. Adil Öksüz’e, damatlara verirsiniz Kayınpederler güçlü verirsiniz. Ben bu hakimin ‘h’ harfine bile güvenmiyorum. Hakim değil çünkü. Bunlara yargının köleleri denir. İntikam alma duygusu ile devletin adalet, yargı sistemi yıpratılıyor. Yargıya olan güven dinamitlenmiş oluyor. Kim o hakime güvenecek? Yargı bu kadar hırpalanmaz, bu kadar yerde sürülemez.

ADALET SAĞLANINCAYA KADAR BEN YÜRÜYECEĞİM

Adalet sağlanıncaya kadar ben yürüyeceğim. Yürümek zorundayım, bu benim görevim. Ben bu ülkeyi seven bir insan olarak, vatandaşları arasında hiçbir ayrım yapmayan bir insan olarak, elimden gelen her türlü şeyi yapacağım. Elime silah alıp sokağa çıkmayacağım. Gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Hep birlikte yapmak zorundayız. Daha ciddi sorunlar bekliyor. Benim görevim bir siyasi partinin genel başkanı olarak adaletsizliklere, haksızlıklara karşı durmak. Ben bunların mücadelesini vermek zorundayım. Adaletin olmadığı yerde devlet olmaz.

AÇLIK GREVİNDE OLAN SEMİH ÖZAKÇA VE NURİYE GÜLMEN’İN DURUMU

Fişlendikleri için kimse iş vermiyor. Bu yapılan sivil ölüme mahkum etmektir. Sayın Başbakan’dan, Numan Kurtulmuş’tan rica ettim. Bu insanlar sadece ve sadece hak istiyorlar. ‘İşimi istiyorum’ diyorlar. Suç yok. Amirlerine sorun, sicillerine bakın. Bir anlamda biz polis devleti olduk. İki tane sahte imza ile insanlar ölüme mahkum ediliyor. İhbar da olabilir bakarsın araştırırsın devletsin sen. Alıyorsunuz ölüme mahkum ediyorsunuz. Hangi vicdan, hangi adalet?

HİÇ ARA VERMEDEN KAÇ GÜN SÜRERSE YÜRÜYECEĞİM. MALTEPE CEZAEVİ’NE KADAR

Hiç ara vermeden kaç gün sürerse yürüyeceğim. Maltepe Cezaevi’ne kadar. Bu ülkede adalet tesis edilinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

ARZU EDEN HERKES GELEBİLİR. ADALET İÇİN YÜRÜYECEĞİZ

Arzu eden herkes gelebilir. Gelenler asla provokasyonlara teslim olmayacaklar. Yürüyeceğiz. Adalet için yürüyeceğiz. Sırtı kalınlar için yürümüyoruz. Onlar için, hakim savcı, hapishane yok. Onların dayıları var, biz garibanlar için yürüyoruz.

YÜRÜYECEĞİZ NASIL İZİN VERMEYECEKLER? YASAKLASINLAR. DAHA DA BÜYÜRLER

Yürüyeceğiz nasıl izin vermeyecekler? Yasaklasınlar. Daha da büyürler. Tüm dünya rezaleti görür. Niçin ses getirmesin? Bir ülkenin ana muhalefet başkanı yürüyorsa o haberdir. Ha Türkiye’de olumsuz haberleri çıkarmaya çalışacaklarıdır. Provoke edeceklerdir. Hepsinin farkındayız. Önemli olan benim haklılığım. Ben haklıysam önümde hiçbir engel yoktur. Ben haklıyım.

DOKUNULMAZLIKLARLA İLGİLİ BUGÜN OLSA YİNE AYNI KARARI VERİRİZ

Biz zaten dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyoruz. Bugün olsa yine aynı kararı veririz. Dokunulmazlıklar olmamalı, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Milletvekilliğiniz bitince dokunulmazlığınız kalkar. Milletvekillerinin tutuklanması Anayasa’ya aykırıdır. Milletin verdiği temsil hakkını elden alıyorsunuz demektir. Saray’ın mahkemesine mahkeme denmez. Milletvekili dokunulmazlığının kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı olması gerektiğini düşünüyoruz.

‘BEN YÜRÜYECEĞİM AMA PARLAMENTOYU BOŞ BIRAKMAYACAKSINIZ’ DEDİM

Düşüncelerim nedeniyle hapse girmemeliyim. Hukukun üstünlüğü kuralı uygulanması hiçbir milletvekilinin tutuklu olmaması gerekirdi. Özel bir destek arayışı içinde değiliz yürüyüşümüz için. Bunu parti aidiyetine bağlamak doğru değildir, memleket meselesidir. Bireysel bir olay değildir. Türkiye 20 Temmuz darbe dönemini yaşıyor. Bu rejimin bugün yaşadığımız bu düzenin değişmesi lazım. ‘Ben yürüyeceğim ama Parlamentoyu boş bırakmayacaksınız’ dedim. Ben yürüyeceğim ama siz parlamentoda görevinizi yapacak her türlü muhalefeti yapacaksınız dedim.”

Powered by themekiller.com