Home Haber Ömer Çelik: Mesele çevrenin korunmasıysa bütün tedbirler alınıyor zaten
Ömer Çelik: Mesele çevrenin korunmasıysa bütün tedbirler alınıyor zaten

Ömer Çelik: Mesele çevrenin korunmasıysa bütün tedbirler alınıyor zaten

0
0

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Ankara’da 29 kişinin öldüğü bombalı saldırının faili olan Abdulbaki Sömer için kurulan taziye evini ziyaret eden Van Milletvekili Tuğba Hezer’e tepki göstererek, “Bir katilin taziyesine gidenler insanlıktan nasibini almamıştır. Böyle bir milletvekilinin Meclis’te yeri yok” dedi.

Çelik, Suriye’de savaş iddialarına ilişkin olarak, “Türkiye hiçbir savaş senaryosunun parçası değildir” diye konuştu.

Çelik, mahkeme kararı sonuçlanıncaya kadar projenin durdurulmasına karar verilen Cerattepe’yle ilgili “Mesele çevre hassasiyeti ise biz bu konuda çok hassasız. Burada biz tek taraflı karar almayız. Biz vatandaşı dinleriz. Çeşitli hassasiyetler ortaya çıktığında bir takım illegal gruplar ortaya çıkıyor. Biz buna müsaade etmeyiz. Burası açık değil kapalı galeri olacak dedi zaten Sayın Başbakanımız” açıklaması yaptı. “Vatandaşlarımızın talepleri başımızın üstündedir” diyen Çelik, “Ama ‘Artvin Cizre’dir’ diyenlere de gerekli cevabı veririz” ifadesini kullandı.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik’in açıklamalarından satır başları şöyle:

Şimdi Azez’in batısıyla Fırat’ın doğusunda bir taraftan ABD ile bir taraftan Rusya ile işbirliği yaparak, oyun oynayarak, Suriye politikasında belirsizliklerine kendine pay çıkarmaya çalışıyor. Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit olarak gördüğü bu örgüte karşı, alınan tedbirler karşısında söylenen “Türkiye topçu atışlarını durdursun” deniyor. Peki bu örgütün ilerleyişini, demografik yapıyı değiştirmesini, toprak elde etmesini nasıl durduracaksınız?

Başka ülkelerin ulusal güvenliği ne kadar önemliyse bizimki daha önemlidir. Bizim tedbirlerimizin eleştirilmesine iyi gözle bakmayız. Hiçbir ülke ulusal güvenliğini başkalarının “telkin edeceğiz” sözüne emanet etmez.

Türkiye’nin aldığı bütün tedbirler savaştan uzak kalmaya yönelik tedbirlerdir. Türkiye hiçbir savaş senaryosunun parçası değildir. Türkiye’nin savaş senaryosu içinde gösterilmesi ülkemizi anlamakla uzaktan olur.

Bu terör karşısında insanlık dışı karşısında çeşitli partilerin aldığı konumlar. TBMM’de 4 partinin imza atması gereken bildiriye HDP imza bile atamadı. Bu insanlık duışı saldırıyı lanetleyen bildiriyi imzalayamayan, terör konusunda kafası karışık bir kadro. En son bir vekilin canlı bombanın taziyesine katılması, TBMM üyeliğiyle bağdaşadığı gibi insanlıkla da bağdaşmaz. Sizin insanlık değerlerile beraber olduğunuzla alakalı herhangi bir değerlendirme yapılamaz. Dünyada da böyle bir şey görülmüş olabileceğini sanmıyorum.

Şiddetli bir biçimde kınıyoruz bunu. Bu şahsın ait olduğu partinin, güçlü bir dışlamada olmamasını da kınıyoruz. Temel bir biçimde insanlığa karşı bir suçun parçası olmaktır. Böyle bir savunma görülmemiştir. Herhangi bir şekilde insanlıktan nasibini aldığını düşünmek mümkün değildir. Bu şahsın ortaya koyduğu tutum ve ayrıcı TBMM’de terörü kınayan bildiriye imza atılmaması siyasi hayatımızda görüşmüş en gayrı ahlaki tutumlardan birisi olarak kayda geçmiştir.

Yeni anayasa çerçevelerinde CHP masadan kaçtı. Biz kendilerine darbe hukukunun esas kaynağının bu anayasa olduğunu, herhangi bir şekilde anayasa olarak değerlendirilemeyeceğini ve bir ferman niteliğinde olduğunu söyledik. Öncelikle anayasanın ortadan kalkması, yeni bir anayasa yapılması gerektiğini söyledik. Ruhuyla da şekliyle de bu şekilde olmalıdır diye söylüyoruz. Başkanlık konuşulacak diye masadan kalkması, kendisine siyasi parti diyen organizasyonun büyük bir başarısızlığıdır.

Başkanlık sistemi parlamenter sistem kadar meşrudur. Masadan kalkmak demek bizim milleti ikna etmek için bir iddiamız yok demektir.

Bir kere daha yeni anayasa çalışmalarının sürmesi gerektiğini, demokrasinin güçlenmesini, yargı tarafsızlığının daha çok mercek altına alınmasını gerektiğinin altını çiziyoruz. Bu çalışmalardan çekinenler çağdaş bir yönetim modeli istemiyor demektir. Yeni anayasa yapma konusundaki irademizin bütün siyasi partilere ortak çalışma şeklinde çağrımızı yenilemiş oluyoruz.

Biliyorsunuz AB raportörünün Diyarbakır’a ziyareti oldu. Üstelik orada terör örgütne yakın unsurlarla görüşerek, yaptığı açıklamada sadece devleti suçlayan ve terör örgütünün mensuplarına hiçbir söz söylemeyen. Türkiye AB ilişkileri bu tip vizyonsuz, ne olup bittiğini anlamayan, gerçekliği görme kapasitesinden yoksun kişilerle olmaz.

“Artvin Cizre’dir’ yaklaşımında olanlara müsaade etmeyiz”

Eğer mesele çevreyse çok hassasız. Vatandaşlarımızın son derece sağlıklı bir ortamda yaşaması, Türkiye’nin her yerinde bir ekosistem olması için çaba veriyoruz. Biz tek taraflı almak tarafında değiliz. Biz vatandaşı dinleriz, hükümetle konuşması için özel bir sebep yoktur. Arada kapı yoktur. Biz orada “Cerattepe Cizre’de” gibi pankart açanlara müsade etmeyiz. Vatandaşlarımızın hassas olmasını rica ederiz. Burası açık değil kapalı galeri olacak dedi Başbakanımız. Taşımanın teleferikle yapılacağına dair 5 tane madde açıkladı.

Bir takım anlaşılmayan konular varsa orada da hukuki sürecin devam etmesi konsunda çalışmalar yapacağız. Mesele çevrenin korunmasıysa bütün tedbirler alınıyor zaten.

“Bir katilin taziyesine giden milletvekilinin Meclis’te yeri yok!”

Bir teröristin taziyesine giden kişinin zaten TBMM’de bir işi olduğunu düşünmüyor. Bir katilin katliamına destek veren kişinin yaptığı davranışın milletvekili davranışıyla alakası yok. En son İspanya’da teröre destek veren partinin kapatılması partinin ötesinde sosyal medyada bile ETHA’yı öven birisi ceza aldı. Terör mazur görülecek bir şey değil. Sen bu kadar insanı öldüren bir katilin taziyesine gidiyorsun. TBMM bir katilin taziyesine giden kişiler tarafından kirletilmyecek kadar kutsal bir yerdir. Katille yan yana oturan o vatandaşların ölümüne sevinen bir kişinin TBMM üyesi vasfını taşıması düşünelemez. Bunu lanetlemeyen partinin de sabahleyin demokrasi deyip akşam barış deyip sabahla akşam arasında yüzlerce kez terörü övüyorlar.

Powered by themekiller.com