Home Bidebunudinle ÖZEL – Adalet arayanlar: İki kez ordudan atıldı, önce darbeci diye sonra Fetö’cü diye
ÖZEL – Adalet arayanlar: İki kez ordudan atıldı, önce darbeci diye sonra Fetö’cü diye

ÖZEL – Adalet arayanlar: İki kez ordudan atıldı, önce darbeci diye sonra Fetö’cü diye

0
0

Önce askeri casusluk davasında sanık oldu sonra Fetö’cü diye ordudan atıldı. Türkiye 15 Temmuz sonrasında “Mağdurum” diyerek kapıları aşındıranları konuşuyor. Onlardan birisi Yarbay Ahmet Turan Ilıca. Ilıca başına gelenleri anlatırken kızgındı, bu ülkeden soğudum dedi. Oğlu askerlik yaparken gözaltına alınıp tutuklanan anne Melahat Kaya da derdini anlatmak için kapı kapı dolaşanlardan. Melahat Kaya ve Ahmet Turan Ilıca canlı yayında RS FM’de Yavuz Oğhan’ın sorularını yanıtladılar.

Darbe teşebbüsü sırasında, annesinin anlatımıyla tatbikat gerekçesiyle Boğaz’a götürülen erlerden birisi Aykut Şafak Kaya. 16 Temmuz’da gözaltına alınmış, serbest bırakılmış ve ardından yeniden tutuklanmış. Anne Melahat Kaya, oğlunun başına gelenleri RS FM’de Yavuz Oğhan’a anlattı.

 

Oğlum 5 Mayıs’ta Maltepe Kışlası’na kısa dönem asker olarak gitti. 29 Haziran’da Kuleli’de yemin töreni vardı. Törenin ardından Aykut, İzmir Urla’ya kampa gitti, 21 gün kaldıktan sonra döndü ve sonra da 15 Temmuz oldu. Çocuğumu Kuleli’de arka bahçede çay içerken, 8 tane canlı bomba var, tatbikat yapılacak diyerek Boğaz’a götürmüşler. Oğlum hâlâ tutuklu.

Kendisine 4 tane boş şarjör veriliyor. Kimseye ateş etme imkânı yok. Gözaltına alındıktan sonra hakim karşısına çıkıyor, ifadesine göre önce serbest kalıyor. Çıkıp Kuleli’ye giderken, 22 arkadaşıyla yoldan çevrilip tekrar tutuklanıyor! Cuma günü açık görüş vardı, oğlumu gördüm. Bana, ‘Anneciğim bizim arkamızda kimse durmuyor, biz hiçbir şey yapmadık, biz vatani görevimiz var diye geldik, komutanlarımız tatbikat var diye Boğaz’a götürdüler. Ne ben ne tanıdığım arkadaşlarım, biz  kimseye ateş etmedik. Ama bize niye kimse sahip çıkmıyor, niye bizi dinlemiyor, hakim karşısına niye hâlâ çıkmadık?’ diyor. Ölümden aldılar, götürüp dört duvara kapattılar çocukları…”

 

Olay olduktan sonra komutanların çocuklarının telefonlarını aldıklarını, dört gün boyunca oğlundan hiç haber alamadığını söyleyen Melahat Kaya, “Dört gün sonra bizi sadece Bayrampaşa Çevik Kuvvet’te gözaltındayım diye aradı. 1 hafta sonra da tutuklandığını öğrendik. Biz şu anda iktidarda olan kimseden yardım alamadık. Karşımızda muhatap yok. Çocuklarımız ne zaman bırakılacak? Çocuklarımızın suçu ne? Bize kimse ne olacağını söylemiyor. Avukatımızı sürekli şikayet dilekçesi veriyor. Televizyonları arıyoruz ama kapanırız diyorlar ve hiçbir şekilde gelmiyorlar. Benim çocuğum karıncayı incitmez. Bizimle hiç kimse ilgilenmiyor,” dedi.

 

Önce askeri casus sonra Fetö’cü

Yarbay Ahmet Turan Ilıca, İzmir Casusluk Davası’ndaki kumpas mağdurlarından biri. O süreçte ordudan atılıyor. Davanın kumpas olduğu ortaya çıkınca şikayetçi oluyor ve görevine geri dönüyor. Ancak 15 Temmuz’un ardından bu kez de FETÖ’cü olduğu gerekçesiyle yine ordudan ihraç ediliyor. Ahmet Turan Ilıca, RS FM’de Yavuz Oğhan’ın sorularını yanıtladı.

Ben bu konuda en uç örneklerden biriyim herhalde diyen Ilıca, yaşadıklarının başlangıcını şöyle anlattı:

“2008 yılında GATA’da yardımcı doçentlik sınavına başvurdum. Bu başvuru sonrasında GATA’dan bir Yardımcı Doçent Yarbay beni aradı ve ‘sınava girme, sonra uyarmadı deme’ dedi. Ben o zaman beni sevmediğini düşünmüş, bunun sistematik bir şey olduğunu anlamamıştım. Şimdi deseniz o sınava girmezdim. Sınava girdim, kazandım ve 2009’da GATA’ya Yardımcı Doçent oldum. Ama bu adam 2-3 yıl canıma okudu. 2012’de sınavla 1 yıl Amerika’ya gittim. Bunu savcı da sordu ama her Amerika’ya giden torpille gitmiyor. Bu bir lütuf değil. Amerika’dan da takip ediyordum GATA’yı ve iş çığrından çıkmaya başladı. GATA’daki çok parlak insanları gözaltına almaya başladılar. Öyle olunca Amerika’dan GATA’ya istifa dilekçesi gönderdim. Artık durumun ne olduğunu, işin içinde Cemaat olduğunu 2012’de anladım.”

 

Yanlış yapmadığınızı bilmek sizi ayakta tutuyor

İstifa ettikten sonra İzmir’de askeri hastanede çalışmaya başlayan Ahmet Turan Ilıca, kumpasa uğradığı süreci şöyle aktardı: “İzmir’de göreve başlar başlamaz beni askeri casusluk savcısı çağırdı. General ultrasonlarını gösterdi, bunları sen mi çıkarttın dedi. Ben hayır dedim ve bir daha beni çağırmaz diye düşünüyordum. Ama 5 ay sonra beni sanık yapmış. Bu süreçte ordudan atıldım. Böylece savcı işin içinde dedik. Tutuksuz sanık olarak, general ultrasonlarını sızdırmakla yargılandım. Askeri Casusluk Davası sonra ÖYM’lerden alınıp normal mahkemeye verildi ve mahkeme bunun kumpas olduğunu anladı. Karşıt bir soruşturma başlattı. Bu arada itirazım kabul edildi ve orduya geri döndüm. Çok travmatik bir süreçti. Yanlış yapmadığınızı bilmek sizi ayakta tutuyor.”

 

Böyle bir devlette erkeklik yapılmaz

Bu davaların kumpas olduğu anlaşınca göreve iade kararı alınan Ilıca emekliliğini beklerken 15 Temmuz sonrasında bu kez FETÖ’cü olduğu gerekçesiyle ordudan atıldı.  Ilıca yorulduğunu söylerken, yaşadıklarının yaşamına etkisini şöyle anlattı:

Emekli olmak istedim çünkü bu adamların hâlâ çok güçlü olduğunu düşündüğüm için devam etmeyi gözüm yemiyor. Bunu beklerken 27 Temmuz’da o listede ismim çıktı. Tam bir skandal! Benim şikayetçi olduğum kişiler FETÖ’cü diye atıldı. GATA’da kumpastan çekmiş arkadaşların görüşü, bunu FETÖ’nün yapmış olacağı yönünde. Açıkçası devlete kırgınım. Amerika’nın hekimlik sınavlarını verdim, gitmek de istiyoruz. 8 yıl bunun acısını çektim. Hafta sonu evimiz arandı. Çok yoruldum ülkeden. Keşke FETÖ’den şikayetçi olmasaydım diyorum. Böyle bir devlette erkeklik yapılmaz. Duygu durumum devlete olan kızgınlık. 2 aydır insanlara minnet duyuyorum. Bu devletin bir hatası. Bir müsteşarın arayıp özür dileriz, yanlışlık olmuş demesi lazım ama ben kendimi anlatacak insan arıyorum. Şu işten kurtulabilirsem, ülkeden bir müddet gitmek istiyorum.”

Powered by themekiller.com