Home Bidebunudinle ÖZEL- Aydın Selcen: Bağımsız Kürdistan’ı ilk olarak İsrail tanır
ÖZEL- Aydın Selcen: Bağımsız Kürdistan’ı ilk olarak İsrail tanır

ÖZEL- Aydın Selcen: Bağımsız Kürdistan’ı ilk olarak İsrail tanır

0
0
RS FM’de Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle programına konuk olan eski Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen, Kürdistan’ın bağımsızlığının Türkiye açısından yaşamsal bir tehdit olmadığını ileri sürdü.
Irak’ta 2003’teki ABD müdahalesinden bu yana sular bir türlü durulmadı. İstikrarsızlık, ülke bütünlüğünü de tehdit eder hâle geldi. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin 25 Eylül’deki bağımsızlık referandumu da istikrarsızlığın ülke bütünlüğüne olan tehdidinin en somut örneği.
“TURAN NEYSE BÜYÜK KÜRDİSTAN DA O”
2013 yılına kadar Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin başkenti olan Erbil’de Türkiye’nin Erbil Başkonsolosu olarak görev yapan Aydın Selcen, bağımsızlık referandumunun Büyük Kürdistan hayalinin ilk adımı olduğu iddiasına şu yorumu yapıyor:
“Bir siyasetçi düşünün Türkiye’de; ‘Ben Turan’ı hedefliyorum’ diyor, önce Nahcivan’dan başlayıp sonra Orta Asya’ya kadar gidiyor, bu neyse, bir ucu Afrin’de, bir ucu Iğdır’da, oradan İran’a inen bir Kürdistan hayâli de odur.”
“KÜRT GRUPLAR ARASINDA BİRLİK YOK”
Selcen, IKBY’deki bağımsızlık kararına rağmen Kürt grupların halen bir araya gelmekte zorlandığını ise şu ifadelerle açıklıyor:
“Oradaki Meclis binası, 1970’lerde açıldı. Üzerinde, Kürdistan Bölgesel Meclisi yazıyor. O bölgede, fikir olarak değil ama işleyiş olarak Stalinist iki yapı var. Bunlar; kendi istihbarat örgütü ve milis gücü olan Erbil merkezli KDP ve Süleymaniye merkezli KYB. Referandumdan önce, Meclis’i tekrar açalım diye görüşüyorlar ancak; bırakın idari yapıları yapıları birleştirmeyi, Meclis’te oturup konuşacak bir zemini bile bulamadılar. Bu onlar açısından işin olumsuz tarafı.
“Bir de olumlu tarafı var. 2003’deki ABD müdahalesi ve IŞİD’le mücadeleyi kullanarak Irak Kürdistan’ı yönetimi doğal sınırlarına ulaştı. Haritaya bakıldığında bugün Lübnan’ın neredeyse 5 katı büyüklüğünde bir ülke düşünebiliriz. Nüfusu da 6 milyon civarında. İçinde doğal kaynak var. Ekilecek dikilecek arazi var. Yalnızca denize açılamıyor. Uluslararası destek de şimdilik var ama bağımsızlığı tanımak açısında yok. Zaten bağımsızlık ilân etmek demek, tanınmak demek değil.”

“İSRAİL TANIR”
Selcen, bağımsız Kürdistan’ı ilk olarak İsrail’in tanıyabileceğini ifade ederken, AK Parti’nin Devlet Bahçeli faktörü nedeniyle işinin zor olduğunu ancak Erdoğan’ın Kürdistan’ın bağımsızlığı konusunda bu kadar az konuşuyor olmasının ne anlama geldiğini ise şöyle açıklıyor:
“Kim tanıyacak bağımsız Kürdistan’ı? İsrail sanki tanıyacak gibi gözüküyor. Çünkü petrolü de onlar alıyor. Türkiye açısından ise, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’yle ilişkileri düzeltip, kurduğu petrol boru hattıyla, kimilerine göre 1926 Ankara Anlaşması’nın diplomatik anlamda rövanşını da aldığı bir durum var. Ancak 2019’daki başkanlık seçimleri de var. O seçimlerde bir yandan Devlet Bahçeli tarafını tutarak, bir yandan da AK Parti’nin Kürtlerini tutarak onların oylarını talip olduğu bir pozisyon var. Tayyip Erdoğan her ne kadar mahir bir siyasetçi olsa da, bu iki durum onu da zorluyordur.
“Ama biz sayın Erdoğan’ın diplomatik üslubunu biliyorsak, konuyla ilgili bu kadar az konuşması, bağımsızlığa sessiz kalacak gibi görünüyor.”
“TEHDİT DEĞİL”
Kürdistan’ın bağımsızlığının Türkiye için yaşamsal bir tehdit olmadığını da belirten Selcen, sözlerini söyle sürdürdü:
“Kürdistan’ın bağımsızlığı Türkiye için yaşamsal bir tehdit değildir. Neçirvan Barzani ben orada görevliyken bana söylediği, sonra da sık sık dile getirdiği bir şey var: Bağımsızlık, İran ve Türkiye’den biri ve bir küresel gücün desteğiyle başarılı olur.”

Powered by themekiller.com