Home Manşet ÖZEL – Can Dündar: Duvarlara çarpmadan yürümeyi özledim
ÖZEL – Can Dündar: Duvarlara çarpmadan yürümeyi özledim

ÖZEL – Can Dündar: Duvarlara çarpmadan yürümeyi özledim

0
0

AYM’nin ‘hak ihlali’ kararının İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iletilmesinin ardından 92 gündür tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül artık özgür.  Dündar ve Gül özgür oldukları günün ardından RS FM’de Yavuz Oğhan’dan bidebunudinle programına katıldı. Yaşadıkları heyecanı paylaştı.

 

Suriye’deki iç savaşa silah taşıdıkları öne sürülen MİT tırlarına ilişkin haberleri nedeniyle  ‘casusluk iddiasıyla’ tutuklanan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül 92 günlük tutsaklığın ardından özgürlüğüne kavuştu. AYM gazeteciler için ‘hak ihlali’ yaşandığına hükmetti.  Serbest kalan gazeteci Erdem Gül, Yavuz Oğhan’a şu açıklamalarda bulundu:

“Karar akşam 18.00 gibi karar çıktı. Ama bizim çıkışımız 9 saat sürdü. O süre heyecanlı geçti. Oraya gelen insanların varlığını görmeye başlamamız değişik bir heyecan biçimiydi. Daha önce bu durumu ikimizde hiç görmediğimiz için ilk kez vuku buldu. Çocuklarımda kapıdaydı. Onlarla kavuşacağım anın da heyecanı vardı. Onların keyifleri iyiydi. Bizim evde 25 Mart’taki duruşmaya endeksli bir takvim vardı. Dolasıysıyla AYM’nin araya giren bu kararı olumlu bir sürpriz oldu.”

“İçeride kötü hissetmedik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın haberler çıktıktan sonra “öyle bırakmam onu” dediği Gazeteci Can Dündar ise en çok özlediği şeyin duvarlara çarpmadan yürümek olduğunu söyledi.  Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Dündar’ın Yavuz Oğhan’a açıklamaları özetle şöyle:

“En çok duvara çarpmadan yürümeyi özledim. İnsanın karşısına bir duvar çıkmadan yürümesi hele duvar yerine sevdiğin insanların olması ve onlara sarılabilmek mucizeymiş. Herkese tavsiye ederim ilk gördükleri sevdiklerine sarılsınlar.  Bizim mesaimizin önemli bölümü ziyaretimize gelen vekil ve aile mensuplarını teselli ile geçti. Onlara umut vermeye çalışarak geçti. İronik görünüyor ama ilginç gerçekten. Belki cezaevi ziyaretçilerinin fazla olmasının etkisiyle, bir tür taziye evine ziyaret gibi hüzünlü geliyorlardı.  Biz öyle hissetmiyorduk ziyaretçiniz geliyor ve çok seviniyorsunuz. O kadar da kötü bir durum yok, tersine bir şey yapmalı dedik. Edemle birbirimize çok güç verdik, kötü değildik.”

Yazılarımı kitaplaştıracaktım, savcı önce davrandı

Haklarında hazırlanan iddianameyi de değerlendiren Dündar,  “Böyle bir iddianame beklemiyordum. Doğrusu o kitabı ben yazmak istiyordum. Yazıları toplayarak bir şeyler düşünüyordum, savcı benden önce davranmış. İlk tepki savcı kitaba el koymuş oldu. Fakat biraz daha zekâ bekliyordum. Gizli tanık bulmalarını,  yüzünü karartıp ‘Parayı şu kadar bavulla aldım’ demelerini beklemedik. Ustalarından az şey öğrenmişler gibi geldi. Biz kendimize daha iyi bir iddianame yakıştırıyorduk” dedi.

Powered by themekiller.com