Home Bidebunudinle ÖZEL – Metin Gürcan: “Türkiye İŞİD için taşıyıcı anne rolüne sokulabilir”
ÖZEL – Metin Gürcan: “Türkiye İŞİD için taşıyıcı anne rolüne sokulabilir”

ÖZEL – Metin Gürcan: “Türkiye İŞİD için taşıyıcı anne rolüne sokulabilir”

0
0

Atatürk Havalimanı’na yönelik saldırının ardından “Neden şimdi, amaç ne, güvenlik zaafiyeti var mı” soruları gündemde. Güvenlik Analisti Metin Gürcan bu sorulara RS FM’de canlı yayında Yavuz Oğhan’dan bidebunudinle programında yanıt verdi, İşid’in Türkiye’deki eylem stratejisinin değiştiğini söyledi. Gürcan’a göre eylemin faillerinin yabancı olup olmadığı önemli. Gürcan’a göre Türkiye’deki bir network ile bağlantıları varsa bu önümüzdeki dönemde başka kanlı saldırıların da habercisi. Ayrıca Gürcan bu noktada tehlikenin sadece Türkiye için büyümediğini, örgütün Türkiye’yi taşıyıcı anne olarak görüp yetiştirdiği militanları başka ülkelere ihraç edeceğini söyledi. Bunun önüne geçilebilir mi sorusunu da yanıtladı Gürcan: “Geçilebilir ama mücadele kapasitesi nasıl kullanılıyor o önemli, örneğin Ankara’da teknik takip kapasitesinin yüzde kaçı PKK, kaçı İşid, kaçı Paralel Yapı için kullanılıyor diye sordu.

 

Bu saldırı Türkiye’de havaalanlarına yönelik üçüncü ama en kanlı saldırı. Hatırlatmayı Güvenlik Analisti Metin Gürcan Yavuz Oğhan’ın sorularını yanıtlarken yaptı. 42 kişinin hayatını kaybettiği Atatürk Havalimanı’na yönelik terör saldırısını değerlendiren Gürcan İşid’in son eyleminin öncekilere göre farklı bir özellik taşıdığı görüşünde.

“IŞİD ilk eylemi Suruç saldırısından bu yana Türkiye’de etnik siyasi ve mezhepsel anlamda muhalif kesimleri hedef aldı. İlk kez Atatürk Havalimanı’nda “tesadüfü sivil hedef” gözetildi. Bu saldırının tarihi de önemli.  Eylemin yapıldığı gün IŞİD’in hilafeti ilan ettiği 28 Haziran 2014’ün ikinci yıldönümü.”

 

“Saldırganlardan biri Türk çıkarsa korkmalıyız”

 

Gürcan eylemi İşid’in nasıl planladığı ve kimlerin eylemci olarak kullanıldığının da hayati öneme sahip olduğunu düşünüyor. Gürcan militanlar Rakka’dan gönderildiyse başka, Türkiye’deki network kullanıldıysa başka diyor.

“Saldırganlar direkt olarak Rakka’dan eylem emriyle mi gönderildi yoksa yarı otonom Türk Networkü mü eylem yaptı. Şayet eylem Türk networküyle yapıldıysa kötü çünkü benzer yapılardan Türkiye’de 30’a yakınının faaliyette olduğunu biliyor. Bu da korkutan bir şey çünkü eğer öyleyse kanlı saldırılar devam edecek. Üstelik IŞİD Türkiye’yi taşıyıcı anne gibi kullanmayı ve buradan yetiştirdiği savaşçıları dünyaya ihraç etmeyi sürdürecek. Çünkü IŞİD’ın bir rahme ihtiyacı var. Suriye ve Irak’ta sıkıştıkça serbestlik kazanabildiği Türkiye gibi network kazanabildiği ülkelerde IŞİD kendisini finansal ve lojistik anlamda güçlendirecek.”

 

İstihbarat ağırlığı neye veriyor, PKK’ya mı, Paralel Yapı’ya mı, İŞİD’e mi?

 

Peki bu durum önlenebilir mi? Metin Gürcan bu soruyu “Güvenlik zaafiyeti var mı” sorusu ile birlikte yanıtladı. İstihbaratın kapasitesi belli, bunu kullanmak tercih meselesi diyerek.

 

“Burada Ankara’nın ‘önceliği ne’ sorusu gündeme geliyor. Hem PKK hem IŞİD…  Ankara bir koltuğa iki karpuz sığdırmaya çalışıyor.  Mühim olan hangi karpuzu öne koyduğu. Örneğin Ankara’da teknik takip yapanlar, günlük 100 telefonu takip edebiliyorlarsa bu yüz telefondan kaçı PKK, kaçı İşid, kaçı Paralel Yapı için kullanıyor.  İşin bir de siyasi ve entelektüel boyutu var. Yeni bir terör dalgasıyla karşı karşıyayız, adını hala koyamadık.  Bu saldırının arkasında yarı otonom Türk tipi IŞİD ağı ortaya çıkarsa güvenlik zafiyetinden ziyade daha dip faktörlere bakmamız lazım. Terör eylemlerinde sonra toplumu bölmek ve kutuplaştırmak yerine tek ses ve nefes olunmasına imkan veriliyor mu, verilecek mi? Bu soru önemli”

 

“Mümbiç kimin kontrolünde olmalı, PYD mi İŞİD mi, Türkiye’de bu konuda bile konsensüs yok”

 

Metin Gürcan’a göre Türkiye’nin uyguladığı dış politika ve Kürt sorunu da birbirine bağlı olarak tercihleri belirliyor. Gürcan bunu bir örnek ile anlattı. PYD’nin “Mümbiç” kapısında olduğunu hatırlatan Gürcan; tabloyu “Şimdi soruyorum, Mümbiç kimin kontrolünde olmalı, İşid mi PKK mı, bu soruyu sokakta yüz kişiye sorsanız 50’si İşid daha iyi değer 50’si PYD’yi tercih eder. Bu da Ankara’nın tercihi ile sokaktaki kutuplaşmayı açıklar” diye anlattı.

 

“İŞİD Ankara’ya ‘beni zorda bırakma bedel ödersin’ diyor”

 

Saldırının mesajı ne? Bir diğer kritik soru da bu. Metin Gürcan Türkiye’nin batı ile daha içli dışlı olması, Rusya ile barışması, İsrail ile protokol imzalamasının hedef alınmış olabileceğini düşünüyor. Bu gelişmeler çok yeni, bu kadar kısa sürede eylem hazırlığı yapılır mı sorusuna ise, plan eskidir ancak düğmeye bas talimatı yeni gelmiş olabilir diyor.

 

“Bence IŞİD’in listesinde Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali zaten vardı. Bunun keşfi daha önce yapılmıştı. Bir Türk ağından bahsediyorsak ona sansasyonel bir eylem yap mesajı gelmiştir. Sonrasında emin olun emiri verenlerde bizimle birlikte sonucu televizyondan takip ettiler. Bence biraz Ankara’nın Suriye politikasındaki sert U dönüşlerini Rusya ile normalleşme sürecini de bu noktada etkili görüyorum. Bu saldırı iki önemli mesaj içeriyor.  IŞİD Ankara’ya beni zorda bırakırsanız bedel ödersiniz mesajı veriyor.  Aynı zamanda Irak ve Suriye’de sıkıştıkça koalisyon güçlerine ben hala güçlüyüm ses getiren eylemlerle oyunu bozarım diyor”

Powered by themekiller.com