Home Bidebunudinle ÖZEL – Reşat Petek: Komisyon görevini yerine getirmedi demek insafsızlıktır
ÖZEL – Reşat Petek: Komisyon görevini yerine getirmedi demek insafsızlıktır

ÖZEL – Reşat Petek: Komisyon görevini yerine getirmedi demek insafsızlıktır

0
0

MHP, Darbe Komisyonu’nun darbe girişimi raporun karşı muhalefet şerhini hazırladı. MHP’nin hazırladığı muhalefet şerhini MHP Darbe Komisyonu Üyesi Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan ve Darbe Komisyonu Başkanı Ak Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek RS FM‘de Yavuz Oğhan’dan Bidebunudinle‘ de değerlendirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi, Darbe Komisyonu’nun darbe girişimi raporuna karşı muhalefet şerhini açıklayarak sessizliğini bozdu. MHP’nin Darbe Komisyonu Üyesi Mehmet Erdoğan, muhalefet şerhini komisyon başkanlığına sundu. MHP’nin hazırladığı üç bölümden oluşan muhalefet şerhinde komisyonun verimli bir çalışmayı tam anlamıyla gerçekleştiremediğine ve dinlenilen isimlerin verdiği bilgilerin birçoğuna raporda yer verilmediğine ve darbenin siyasi ayağının bir an önce ortaya çıkarılmasına dikkat çekildi. Hazırladıkları muhalefet şerhi hakkında Bidebunudinle’ye konuşan MHP Darbe Komisyonu Üyesi Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan: “Muhalefet şerhinde MHP’nin en çok üzerinde durduğu konu darbenin siyasi ayağı oldu. Bu işin siyasi ayağı ortaya çıkmazsa insanlar, bu soruşturmaya ilişkin beklentilerinde hayal kırıklığına uğrayabilirler” diye belirtti.

MHP’nin darbe girişimi raporuna ve komisyona karşı hazırladığı muhalefet şerhi hakkında MHP’ye Bidebunudinle’de cevap veren Darbe Komisyonu Başkanı Ak Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek: “Darbenin siyasi ayağının tespit edilmediği ve bunu benim tespit etmediğim eleştirileri var. Benim partim Ak Parti de dahil hangi parti olursa olsun, eğer siyasi partiler içinde darbe girişiminin siyasi ayağını oluşturduğunu iddia ettikleri isimleri komisyonla paylaştılar mı, hayır. Ama lafa gelince bol maşallah” sözleriyle dikkat çekti.

 

ERDOĞAN: “DARBEYE BULAŞAN BU KADAR İNSANI SAHİPLENEN ÜST BÜROKRASİDİR”
MHP Darbe Komisyonu Üyesi Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, darbenin siyasi ayağının ortaya çıkarılması gerektiğine dikkat çekerek: “Bu işin darbeye sahip çıkan siyasi ayağı temizlenmediği müddetçe adalet duygusu zedelenir, aynı suçu alt düzeydeki insanlara karşı çok ağır yaptırımlar uygulanırken üst düzeydekilere, hem bürokrasinin hem siyasetin içindekilere bir yaptırım uygulanmazsa darbeye bulaşan bu kadar insanı esas sahiplenen kitle üst bürokrasi ve siyasettir. Dolayısıyla devletin içinde bu temizlik yapılamazsa, yarın örgütün uyuyan hücrelerini uyandığında örgütün yeniden devletin içerisine sızmasına alan açar. Bu bakımdan siyasi ayak son derece önemlidir ve muhakkak temizlenmesi gerekir ki bundan sonra kimse devlet içinde böyle bir işe cesaret edemesin. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak 15 Temmuz’da nasıl darbeye karşı çıktıysak, bugün de bu işin temizlenmesi konusunda irademizi her kademe de kullanarak takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz” dedi.

“HASAN POLAT BİRİLERİNİ AKLAMA, BİRİLERİNİ SUÇLAMA AMACIYLA KOMİSYONA GETİRİLDİ”
Darbe komisyonun verimli bir çalışmaya gerçekleştiremediğini savunan MHP’li komisyon üyesi Mehmet Erdoğan: “Raporda ifade ettiğim gibi komisyona gelen, gerçekten devlet umuru görmüş, devletin belirli kademelerinde görev yapmış askerler, siviller ve siyasetçiler çok ciddi veriler verdiler, bunu komisyon tutanaklarında göreceksiniz. Dolayısıyla onlar bu kadar ciddi bilgiler verdiğine göre diğer insanları da komisyona getirebilseydik, çağırabilseydik ve dinleyebilseydik onlar da çok değerli bilgiler verecekti. Kıbrıs İmamı Hasan Polat’ın komisyona bilgi vermekten ziyade birilerini aklama, birilerini suçlama amacıyla komisyona getirildiği anladık. Hasan Polat’ın komisyona verdiği bilgilerin bilgilerden biri Başbakan’ın oğluna, bir diğeri de Berat Albayrak’a ilişkindi. Yıllarca cemaatin içerisinde bulunmuş birisinin cezaevinde olması gerekirken komisyona elini kolunu sallayarak gelip, komisyonun kafasının karıştırmasına anlam veremedik. Hasan Polat’ın, Beraat Albayrakla ilgili bir şey demesi için komisyona getirildiği anlaşılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

 

“2009DA FETÖ’YLE AKP ÇATIŞMAYA BAŞLADIYSA 2010 VE 2011 SEÇİMLERİNİNDEKİ İŞ BİRLİĞİNİ KİM NASIL İZAH EDECEK?”
MHP’nin hazırladıkları muhalefet şerhinde dikkat çekilen önemli bir husus olan 2009dan sonra Ak Parti’yle cemaatin ilişkisinin çatışma noktasına geldiği itirazı hakkında Mehmet Erdoğan: “Ahmet Davutoğlu’nun komisyona gönderdiği yazılı metinde 2009daki Ak Parti ve cemaatin ayrışma iddiası var. 2009da FETÖ’yle Ak Parti çatışmaya başladıysa 2010 referandumundaki ve 2011 seçimindeki iş birliğini kim nasıl bize izah edecek? 17-25 Aralık sürecinde mahkemenin önüne çıkıp hesap vermesi gerekenler hesap vermedi. Bu konuda vatandaşın kafasındaki soru işaretleri cevaplanamadı. Bu mesele bitmiş değil ve çözülmeli” dedi.

PETEK: “MUHALEFET DARBENİN SİYASİ AYAĞINI BİLİYORSA KOMİSYONU NEDEN BİLGİLENDİRMEDİ?”
MHP’nin ve Mehmet Erdoğan’ın darbenin siyasi ayağına ve darbe komisyonunun verimli çalışma gerçekleştirmediğine ilişkin açıklamalarına Bidebunudinle’de cevap veren Darbe Komisyonu Başkanı AKP Burdur Milletvekili Reşat Petek: “Darbe Araştırma Komisyonu olarak gerçekten hukuka uygun, objektif ve samimi bir araştırma yaptık. Başlangıçta muhalefet üyeleri bir takım karalamalar ve suçlamalar yaptılar. Bütün amacımız, darbe girişimini yapan Fetullahçı Terör Örgütü’nü ve darbe girişimini bütün yönleriyle ortaya çıkarmak. Darbenin siyasi ayağının tespit edilmediği ve bunu benim tespit etmediğim eleştirileri var. Muhalefet darbenin siyasi ayağını biliyorsa neden komisyonda ‘Şu kişiler bu işin siyasi ayağını oluşturuyor, bunlarla ilgili dinleme yapalım ve gerekirse suç duyurusunda bulunalım’ benzeri çağrıları niye yapmadılar? Benim partim Ak Parti de dahil hangi parti olursa olsun, eğer siyasi partiler içinde darbe girişiminin siyasi ayağını oluşturduğunu iddia ettikleri isimleri komisyonla paylaştılar mı, hayır. Ama lafa gelince bol maşallah” şeklinde konuştu.

“KOMİSYON GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEDİ DEMEK İNSAFSIZLIKTIR”
Muhalefetin Darbe Komisyonu hakkındaki eleştirilerini değerlendiren Reşat Petek: ‘Komisyon, ByLock kullanıcılarının listesini istesin’ dendi evet bunu kabul etmedik ve istemedik. Çünkü hukuki gerekçesine göre, komisyon olarak savcılık soruşturması yapmıyoruz. Biz iç tüzüğün bize verdiği yetkiyle, bilgi toplama işlemi yapıyoruz ve bu işlemi gerçekleştirirken yargının alanına girmemek iç tüzüğün gereği olarak anayasanın emri. Durum böyleyken, biz ByLock kullanıcılarının listelerini istememiz hukuka aykırı olurdu. Diyelim ki muhalefetin taleplerini yerinde görüp, anayasaya aykırı da olsa ByLock kullanıcılarının listesini istemiş olsaydık ve örgütün bazı üst düzel yöneticilerinin ByLock listesiyle isimleri ortaya çıksaydı biz bir yargı organı olmadığımızdan ve yurtdışı yasağı, gözetim altı, tutuklama gibi kararlar veremeyeceğimizden mevcut kaçan hainler gibi, bu insanların da hepsi soluğu yurtdışında alacaklardı. O zaman da muhalefet diyecekti ki, ‘Reşat Petek bunca yıllık hukukçu ve tecrübeli olmasına rağmen ByLock listelerini açıkladı, bu insanların kaçmasında örgüte yardımcı oldu’ ve komisyonumuz suçlanacaktı. Böyle bir tuzağa da hiçbir zaman düşmedik. Kalkıp da yargının yapacağı görevi bizden isteyip, yapılmayınca da komisyon görevini yerine getirmedi demek, açıkçası söyleyeyim insafsızlıktır” sözleriyle dikkat çekti.

“17-25 ARALIK SÖYLEMİ FETÖ’NÜN AĞZIYLA, FETÖ HAKLIYMIŞMIŞ GİBİ HAREKET ETMEKTİR”
MHP’li komisyon üyesi Mehmet Erdoğan’ın ’17-25 Aralık meselesi kapanmamıştır’ açıklamasıyla ilgili olarak da Reşat Petek: “O iddialarla ilgili yapılması gerekenler TBMM’de yapıldı mı, yapıldı. Buna rağmen kalkıp da 17-25 Aralık’ı yargı organları üzerinden darbe girişimi olarak organize eden Fetullahçı Terör Örgütü’nün ağzıyla ve söylemiyle hareket edip de sanki onlar haklıymış gibi onların tarafında yer almanın asla doğru olmadığının altını çizmek istiyorum” açıklamasında bulundu.

“TÜRKİYE FETÖ’NÜN HAMİLİĞİNİN MÜDAFİLİĞİNİ YAPAN ANA MUHALEFETLE KARŞI KARŞIYA KALDI”
CHP’nin ‘kontrollü darbe’ sözlerine de değinen Petek: “Cemaat diye bilinen hainlerin örgüt ayağı ortaya çıktıktan sonra, en şiddetli mücadeleyi yürüten Ak Parti hükümeti ve Cumhurbaşkanımızdır. Ne yazık ki bu mücadele başladıktan sonra yargı kararlarının uygulanmaması için Türkiye, örgütün hamiliğinin müdafiliğini yapan bir ana muhalefetle karşı karşıya kaldı. Kontrollü darbe söylemi, Türkiye Cumhuriyetine ve bütün vatandaşlara ihanet derecesinde bir söylemdir. Bunu asla kabul edemiyorum çünkü CHP 16-17 Temmuz’da, 2 ağustos’ta Yenikapı’da bunu söylemiyordu. Ne oldu da şimdi FETÖ’nün ağzıyla ve FETÖ’nün söylemiyle kontrollü darbeden bahsediliyor? Cumhurbaşkanımıza ve hükümete hitam edilerek kontrollü darbe denirse, bu ülkeye hizmet değildir, doğrudan doğruya FETÖ’nün arkasındaki devletlere, istihbarat örgütlerine ve gizli ellere hizmet eden açıklamadır. Türkiye’nin böyle bir ana muhalefet diliyle söylemlerde bulunmasına acıyorum ve kınıyorum. Siyasi menfaat ve çıkar uğruna hükümeti yıpratacağız diyerek Darbe Komisyonu üzerinden gerçek dışı bu beyanları dile getirmelerini kabul edemiyorum” dedi.

Powered by themekiller.com