Home Medya Savaştıkça deliren ve delirdikçe savaşan
Savaştıkça deliren ve delirdikçe savaşan

Savaştıkça deliren ve delirdikçe savaşan

0
0

Kendini, çağlardan çağlara marifeti artan silahlarla donatan;
Savaşın da bir ahlakı olduğuna herkesi kolayca inandıran;
Birbirine gözünü kırpmadan silah satan;
Ve yine gözünü kırpmadan komşusuna bombalar atan;
Mütemadiyen savaşan ve barışan ve savaşan ve barışan;
Ve her barışın ardından yeniden savaşabilmek için mutlak bir sebep yaratan;
İnsan…
Geliştikçe vahşileşen bir hayvan.
Yazdığın tarih baştan sona yalan dolan.
Savaşlarda gerçekte neler yaşandığını hafızandan sil, kayda geçirme.
Ki;
Öldüğün yerde doğanlar, düştüğün yerden kalksınlar ve bayrağı bir silah gibi yeniden kuşansınlar.
Soydan soya aktarılan soysuz onaylarla;
Toprağı senin san.
Ve dağları ve ağaçları ve akan suları ve durgun suları…
Yeraltını ve gökyüzünü…
Ovaları, dağları, başakları, köyleri, kasabaları, şehirleri, insanları, uçan kuşları, otlayan koyunları…
Önce kadınlarla çocukları.
Ne adına, ne uğruna, ne hakla olduğuna bakmadan;
Ve insan ve savaş ve barış ve şiddet ve akıl ve nefret üzerine, kâğıda ve taşa ve tahtaya ve akla yazılmış onca destanı hiç umursamadan;
Her çağda kendi nefretini ve kendi savaşını yarat sil baştan.
Nesillerden nesillere hiç eksilmesin vahşetle ve acıyla alakan.
Aktar.
Soylardan soylara aynı savaşları ve aynı barışları, aynı karanlığı aktar.
Halklar göçsün ve ölsün. Halklar göçsün ve ölsün. Halklar göçsün ve ölsün.
Kirli bir ekonomi, leşe konan kuşlar gibi başının üzerinde dönsün de dönsün.
Çocukların asker doğsun, asker ölsün.
O toprak için doğurduğunu yine o toprağa göm.
Derine en derine, ardından tuttuğun yas öce dönüşsün topraktan çıkarıp çıkarıp öptüğün ölülerinle.
Ve silahlar ve paralar ve silahlar ve paralar ve topraklar ve çocuklar…
Kan revan… kan revan… kan revan.
Ataların ve ataların ve ataların senin gibi barış zamanında hırsla silahlanan bir klan.
Hep bir ‘öteki’ olsun.
Öteki hep ‘düşman’ olsun.
Sen kimsin? Öteki kim?
Bunun anlamını hiç düşünme.
Varoluşun ezelden beri savaşın ve şiddetin gerçeğinde;
Barış, diline doladığın en yalan kelime.
Ataların gibi, torunların da ezeli ve ebedi savaşlara doğsun istiyorsun.
Yalandan dostların ve yalandan düşmanlarınla sattığın ve aldığın ve sattığın ve aldığın silahların namlusunda kendine yine kirli bir gelecek biçiyorsun.
Şu halinle sadece savaştıkça deliren ve delirdikçe savaşan bir soyun kötücül tohumusun.
Gerçekten üstün bir aklın olsa, ahlakını yeniden tarif edersin.
Kanunlarını baştan yazar silahlarına derin bir kuyu kazarsın.
Kendini de hırslarınla ve yalanlarınla birlikte o kuyuya atarsın.
Ama yapmayacaksın..
Kuzeyden güneye, doğudan batıya kirli bir tutkuyla yine savaşacaksın.
Utanç dolu bir tarih için kendine yeni bir sayfa daha açacaksın.

Yazının devamı için

 

Powered by themekiller.com