Home Medya Taşgetiren: “Hukukçu diyor ki: Herhangi bir örgütün ‘terör örgütü’ olarak tanımlanması için yargı kararı gerekir”
Taşgetiren: “Hukukçu diyor ki: Herhangi bir örgütün ‘terör örgütü’ olarak tanımlanması için yargı kararı gerekir”

Taşgetiren: “Hukukçu diyor ki: Herhangi bir örgütün ‘terör örgütü’ olarak tanımlanması için yargı kararı gerekir”

0
0

Star yazarı Ahmet Taşgetiren, Gülen hareketine yönelik gerçekleştirilen operasyonlar ve tutuklamalara ilişkin bir hukukçunun görüşlerini köşesine taşıdı. Teşgetiren’in köşesinde yer verdiği hukukçunun görüşüne göre, herhangi bir örgütün “Terör örgütü” olarak tanımlanması için yargı kararı gerekir. Şu ana kadar ‘FETÖ’ konusunda Yargıtay tarafından onaylanmış bir yargı kararı yok.

Taşgetiren’in aktardığı hukuki görüşe göre ayrıca, Gülen grubuyla mücadelede 17/25 Aralık tarihi milat olarak kabul edildiğinde ve ondan sonraki iltisakları teröre destek faaliyeti olarak nitelendiğinde, 17/25 Aralık’tan sonra da devlet gözetiminde faaliyetine meşru olarak devam eden bazı kuruluşlarla ilişkinin terör kapsamına sokulması kendi içinde çelişki taşıyor.

Taşgetiren’in yazısının ilgili kısmı şöyle:

Hukukçu diyor ki:
– Herhangi bir örgütün “Terör örgütü” olarak tanımlanması için yargı kararı gerekir. Şu ana kadar FETÖ ile ilgili Yargıtay tarafından onaylanmış bir yargı kararı yok. Yargıtay’da bekleyen dosyalar var, onlar görüşülse, terör örgütü hükmü onaylansa alt yargı organları da ona göre karar verir.
– 2008 yılında Dava Daireleri Genel Kurulunda 72 hakimin onayıyla verilmiş bir karar var, o da Gülen hareketinin bir terör örgütü olmadığı yönünde.
Hukukçu diyor ki:
– FETÖ için terör örgütü kararı verdiğinizde de bazı sorunlar ortaya çıkıyor. Çünkü suç da ona göre oluşuyor. O kararın verilmesinden önceki eylemleri o suç kapsamı içine sokmak, hukuk açısından tartışmalı. Çünkü o ilişkileri teröre destek çerçevesine oturttuğunuzda, önce tarihlerde devletin farklı kademelerinin örgüte farklı tarihlerde sağladığı imkanlar da aynı akıbeti paylaşmakla yüz yüze gelebiliyor.
Hukukçu diyor ki:
– Buna benzer bir problem de şu: FETÖ ile mücadele başladığı günden beri yapıldığı gibi, 17/25 Aralık’ı bir milat olarak aldığınızda ve ondan sonraki iltisakları teröre destek faaliyeti olarak nitelediğinizde, 17/25 Aralık’tan sonra da devlet gözetiminde faaliyetine meşru olarak devam eden bazı kuruluşlarla ilişkinin terör kapsamına sokulması kendi içinde çelişki taşıyor. Mesela Bank Asya 17/25 Aralık’tan sonra da devam etmiş, TUSKON aynı şekilde, Aktif Eğitim – Sen aynı şekilde faaliyetine devam etmiş. Üstelik bu sendikaya üyelik için gerekli aidatı üye adına devlet ödemiş. Devlet nezdinde“meşru” görülen bir kuruluşla ilişkiyi terör örgütü ile ilişki olarak sunmak makul olur mu?

Powered by themekiller.com